“İNSANIN ELLERİNİ AYAKLARINDAN BAĞLAYIP TEKERLEĞİN İÇİNE SIKIŞTIRIYORLARDI”
Merab, “Bize vurmak için kullandıkları araçlardan biri elektrik kablolarıydı ve her darbede etlerimiz kopuyordu, vücudumuz kanıyordu. İşkence yöntemleri arasında ‘tekerlek yöntemi’ vardı. İnsanın ellerini ayaklarından bağlayıp bir tekerleğin içine sıkıştırıyorlar, sonra da vuruyorlardı.” diye konuştu.
Esad rejimi hapishaneleri hakkında söylenen işkencelerin hepsinin doğru olduğunu aktaran Merab, rejim güçlerinin uyguladığı işkencenin şiddeti sebebiyle insanların kendilerine yöneltilen her türlü suçu kabul edecek hale geldiğini belirtti.
“İŞKENCENİN ŞİDDETİNDEN TUTUKLULARIN DERİLERİ YÜZÜLÜYORDU”
Merab, Suriye’de Fera Filistin ve Kefrsuse gibi hapishanelerde tutulduğunu, Esad rejiminin “insan mezbahası” olarak adlandırılan Sednaya Hapisnanesi’nde 5 yıl kaldığını, 2011’den bu yana da Adra Cezaevi’nde tutulduğunu anlattı.
Sednaya’da şiddetli işkenceler sebebiyle her gün ölenlerin olduğunu söyleyen Merab, “İşkencenin şiddetinden tutukluların derileri yüzülüyordu.” ifadesini kullandı.