İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, tutuklanma sürecini SÖZCÜ’ye anlattı. Uydurma MASAK raporu ve sözde gizli tanık ifadelerine dikkati çeken Gökce, şu ifadeleri kullandı:

– Emniyet ve savcılık soruşturmalarımda birçok arkadaşım gibi bana da 103’e yakın fotoğraf gösterilip tanıyıp tanımadığım soruldu. Belediye başkanımız ve çalışma arkadaşlarım dışında gösterilen fotoğraflardaki hemen hiç kimseyi tanımadığımı söyledim.

– 20 civarı firma ismi, tanıyıp tanımadığım, herhangi bir ticari ilişkim olup olmadığı soruldu. Bu ilk iki soruda “Ama iyi bak, geriye dönüp düzeltme yapılamaz” dendi. Hiçbir firmayı bilmediğimi ve hiçbir ticari ilişkim olmadığını ifade ettim.

– 7 eylem soruldu. 7 eylemin 6 ‘sı benim İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığım yıllar olmasından dolayı bilmemin mümkün olmadığını belirttim. Görevim sırasında olan tek bir eylemde ise 2023 yılında bir açık ihaleye olur verdiğimi, bunun ise suç olması bir yana teşekkür edilmesi gereken bir seçim olduğunu ifade ettim. 

AZ BİLE GÖRÜŞMÜŞÜM

– HTS kayıtları gösterilip “Aşağıdaki isimlerle belirtilen yerlerde neden görüştüğünüzü anlatın” dendi. Sorulan isimlerin tamamı Ekrem Başkan başta olmak üzere İBB’deki çalışma arkadaşlarımdı. Bunlarla az bile görüşmüşüm. “Belediyeyi yönetmek için görüşmek zorundayız, bunun nesi soruluyor, anlamadım” dedim. 

VİCDANEN BAHTİYARIM

–  Soruşturmanın hiç bir evresinde tarafımıza gösterilmeyen uydurma MASAK paporları, gerçek kişi olduğu bile belli olmayan tanıklar ile benim ve en az benim kadar suçsuz olduğunu düşündüğüm insanlara verilen gerçekten dayanaksız bir tutuklama kararı olduğunu gördük.

–  Ancak cezaevindeki odama televizyon bağlanıp, avukatlarım ve vekil görüşmelerim başladığında öğrendim ki bu davanın aparatlarından birisi hakkımdaki tutuklama gerekçesini şöyle açıklıyormuş: “Siz devletin veri ve istatistiklerinden ayrı bilgiler, veriler yayınlarsanız sizi böyle paketleyiverirler.’’

– Siyasi iktidarın karar vericilerinin hoşuna gitmeyen şeyleri söylemeyip, susmamız, sinmemiz, itaat etmemiz bekleniyor. Anlıyorum ki suçum: Bilgi paylaşmak, aydınlatmakmış bunca yıl öğrendiğim kadar. Adım Bahtiyar değil ama vicdanen çok bahtiyarım.