Son dakika… MHP lideri Bahçeli’den açıklamalar


İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan satır başları: Toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarımızı, tüm kardeşlerimizi selamların en güzeli ile selamlıyor şükranlarımı sunuyorum. Bir haftalık aranın hitabında meclis kurup toplantımızda sizlerle tekraren buluşmanın, kavuşmanın ve görüşmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.

Merhum Mithat Cemal Kuntay’ın altı çizilmesi gereken bir düşüncesi vardır ve şöyledir: “İnsan bazen bir mektepten değil, bir muallimden çıkar.” Bir bakıma, hakkın akıp giden hayatta bir mektep, başka türlü ifade edersek bir muallim, yani bir öğretmen değil midir? Bu mektebin sıralarından ve bu muallimin nazarında siyasetin temel ve mecburi bir ders olmadığını kim inkâr edebilir? Yine merhum Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Akif isimli eserinde Can Beraberi arkadaşıyla bir diyaloğunu nakleder: Bir defasında merhum vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy Berlin’e gider. Dönüşünde merhum Kuntay sorar: “Berlin’de ne var, ne oluyoruz?” Merhum Akif cevap verir: “Ne olacağız? Berlin’e gittim, elçimiz Kur’an tefsiri yazıyordu. İstanbul’a geldim, Fatih’teki hocalarımız siyaset konuşuyordu. Ne olacağız? Artık anlarsın.” Elbette Müslüman Türk’ün ferdi olarak mikrokosmosda siyaset-felâket dengesini tutturması bununla ilgilidir.

Nitekim Allah’tan korkmayanın kuldan utanmasını beklemek boşuna bir hevestir. Biz hem Allah’tan korkan hem de kuldan utanan, mazisi 57 yılı bulan siyasi ve fikrî mücadelesiyle imanın, inancın ve milliyetçi iradenin muhik ve muteber burcu olan Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Kararlılıkla ifade etmem gerekirse Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, bütün Türkiye’nin, bütün Türk milletinin, hatta Türk-İslam dünyasının sadece bugünün değil yarınların da partisidir. Geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsüdür. Ez cümle millî umutların düşmeyecek sancağıdır. Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümelerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların milliyetçi-ülkücü hareketi hakkıyla idrak edip layıkıyla ifade etmeleri neredeyse imkânsızdır.

 

“BİZİM ÇAMUR ZİHNİYETLERE, ÇAMURLAŞMIŞ SİYASETE KAPIMIZ SÜNGÜLÜDÜR”

Hazreti Mevlânâ’nın dediği üzere her insan bir yağmur damlası gibidir, kimisi düşer çamura, kimisi düşer gül yaprağına. Çamurla karışan çamur atar, gül bahçesinde olan ise mis kokular yayar etrafına. Bizim çamur zihniyetlere, çamurlaşmış siyaset zıpçıktılarına yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Ruhu bedenine egemen olan bir insanda görülecek davranış kalıbı öncelikle itidaldir; şayet insan itidalin pusulasıyla hareket ederse çetin imtihanları, zorlu engelleri birer birer aşacak yürekliliğe ulaşacaktır. Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir.