Hayata ayna tutan Süper Selma


Kitap, her okuyanın kendinden bir parça bulabileceği, daha
ilk hikâyesiyle “hadi canım” dedirten, yer yer gülümseten, yer yer derin
düşüncelere sevk eden  12 farklı
hikayeden oluşuyor.

Yazma yolculuğunu samimiyetle paylaşan Saruhan;

“Aslında bir kitabım olsun diye yola çıkmamıştım.
Sadece anlatmak istiyordum ve yazdıkça mutlu olduğumu fark ettim” diyor.

HAYATI
OKUMA BİÇİMİ

Saruhan, üslubundaki netlik ve sıcaklıkla okuru hikayenin
içine almayı başarıyor. Kalemine yansıttığı bu sıcaklığın, hayatı okuma
biçiminin bir yansıması olduğunu ifade eden yazar, şunları söylüyor;

“Hikayelerim benim hayatı nasıl algıladığımı gösteren bir
ayna gibi. Yazarken ‘Şöyle yazayım da böyle anlaşılsın’ gibi bir düşüncem
olmuyor. Eğer cümlelerimden sıcaklık ve samimiyet geçiyorsa ne mutlu bana.”

“Kitabın
adı her ne kadar Süper Selma olsa da karakterlerim sıradan insanlar. Ben, sen,
komşumuz, iş arkadaşımız…”

BEN
SEN GİBİYİM,SEN BEN GİBİSİN

Gazeteci yazar Emeti Saruhan, Süper Selma’da yer alan 12
hikayesiyle okura adeta “yalnız değilsin” dercesine sırtını
sıvazlıyor. Kitaba adını veren hikayedeki Süper Selma, eğer gerçekten kusursuz
bir kahraman olsaydı, karşısına çıkan yüklü miktardaki parayı elinin tersiyle
itebilirdi. Fakat yapamadı. Bu durum onun pek çoğumuzda da var olan hatalı,
bile bile lades diyebilen insani ve nefsani tarafını gözler önüne seriyor.

Yazar, bu samimi yaklaşımını şu sözlerle pekiştiriyor;

“Klişe Hikaye’nin Ahmet’i gibi, yazdıklarını heyecanla
birilerine okutup yorum almak isteyen nice taze hikayeci vardır mesela. Biri de
benim. Buradan baktığımızda okura aslında ‘Ben sen gibiyim, sen de ben gibisin’
diyorum. Zaman zaman mizahi bir anlatım da söz konusu ama hangimizin kafasında
yaşadığımız olayların komik bir versiyonu dönmüyor ki?”

MİZAH
VE GERÇEK ARASINDA MEDYA DÜNYASI

Okuduğumda tebessüm ettiren ve “ne kadar tanıdık”
dedirten bir diğer hikaye ise “Okeyle Açan Kazanır” oldu. Yazar, bu
hikayesinde medya dünyasını mizahi bir dille ele alıyor.

Emeti Saruhan, bu hikayesiyle ilgili şöyle diyor;

“Evet, Okeyle Açan Kazanır hikayem biraz
karikatürleştirilmiş bir medya dünyasını anlatıyor. İçinde gerçekler yok mu,
var tabii ki… Ama anlatılanların hangisi mizah, hangisi gerçek, hangisi
abartılmış; bunu okurun hayal gücüne bırakıyorum. Kitap henüz yeni ulaşıyor
sahiplerine, bu yüzden henüz bir geri dönüş almadım ama ben de merakla
bekliyorum açıkçası.”

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi