İran ablukasını aşma planında BAE detayı: Körfez alarmda! Fuceyra Limanı krizin yeni merkezi mi oluyor?


ABD ile İran arasında yükselen tansiyon, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan çatışmalar ve ABD-Birleşik Arap Emirlikleri hattına ilişkin ortaya atılan yeni saldırı iddiaları, bölgede dikkatleri yeniden Körfez’e çevirdi. En kritik soru ise önümüzdeki günlerde hangi kırılma noktasının yaşanacağı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail-ABD eksenindeki konumunun ne olduğu.
CNN TÜRK Haber Koordinatörü İdris Arıkan, Birleşik Arap Emirlikleri ile İran arasındaki gerilimin yeni olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Birleşik Arap Emirlikleri’nin zaten geçmişten beri İran’la sıkıntıları var. Birkaç ada meselesi bulunuyor. İran’a yönelik operasyonlarda üslerin kullanılması meselesi var. Suudi Arabistan, Mısır ve bölgedeki diğer Arap ülkeleriyle de Birleşik Arap Emirlikleri’nin karşı karşıya geldiği noktalar oldu.”

Arıkan, ABD ve İsrail açısından en önemli başlıklardan birinin İbrahim Anlaşmaları olduğunu vurgulayarak, “Bu anlaşmaları en hızlı imzalayan ülkelerden biri Birleşik Arap Emirlikleri olmuştu” dedi.
İdris Arıkan değerlendirmesinde OPEC’in önemine de dikkat çekti:
“OPEC bir enerji satış yapısıdır. Açık söylemek gerekirse enerji piyasasındaki fiyat belirleyici güçlerden biridir. OPEC’ten ayrılmak demek, ‘Biz bu fiyat politikasını tanımıyoruz’ anlamına gelir.”
Arıkan ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki enerji ve lojistik denklemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Fuceyra Limanı’nın bulunduğu bölgede, İran’ın oluşturduğu ablukayı bypass etme girişimi var. Bu girişimde Birleşik Arap Emirlikleri’nin payı büyük. Bu nedenle meseleye yalnızca bugün üzerinden değil, geçmişten gelen gelişmeler üzerinden de bakmak gerekiyor.”

Doç. Dr. Samet Zenginoğlu ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin pozisyonunun ekonomik boyutuna dikkat çekti.
Zenginoğlu, “Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılma kararı, kendi ekonomik sistemini Hürmüz Boğazı’ndaki açmazdan kurtarmaya yönelik bir çaba olarak görülüyor” dedi.
Enerji gelirlerinin ülke ekonomisindeki ağırlığını hatırlatan Zenginoğlu şu değerlendirmede bulundu:
“Gayrisafi milli hasılanın önemli bir kısmı enerji kaynaklarından elde edilen gelirlerden oluşuyor. Turizm gelirleri hariç tutulduğunda enerji hâlâ temel unsur. Bu nedenle alınan kararlar, başta Körfez ülkeleri olmak üzere özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz’de yaşanan krizden kendi yöntemleriyle çıkış arayışı olarak değerlendiriliyor.”