Karantinaya alındı DSÖ takipte! Ölüm gemisi dünyayı tedirgin etti


DİDEM SEYMEN – Arjantin’den 1 Nisan’da hareket eden Hollanda bayraklı MV Hondius isimli yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları dünya genelinde endişeye neden oldu. Atlas Okyanusu’nda seyir halindeki gemide şu ana kadar en az 8 kişide hantavirüs tespit edilirken, 3 kişi yaşamını yitirdi. Virüs nedeniyle hayatını kaybeden yolculardan biriyle temaslı olduğu belirlenen Hollandalı bir kabin memurunun da karantinaya alınması, “Yeni bir pandemi mi geliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), olayın yakından takip edildiğini açıklarken, mevcut durumun Covid-19 ile kıyaslanamayacağını ve dünya genelindeki riskin düşük olduğunu duyurdu. Ancak farklı ülkelere yayılan temaslı zinciri ve gemide yaşanan ölümler, hantavirüsü yeniden küresel gündemin merkezine taşıdı.

‘Zoonotik enfeksiyon’

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Alıcı, hantavirüsün insanlara çoğunlukla kemiriciler aracılığıyla bulaşan ciddi bir zoonotik enfeksiyon olduğunu belirterek, “Kemiricilerden insanlara bulaşan RNA virüsleridir. En sık bulaş yolu, enfekte kemiricilerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle kirlenmiş partiküllerin havaya karışması ve bunların solunmasıdır. Daha nadiren kemirici ısırıklarıyla da bulaş olabilir” dedi.

‘2000’li yıllarda görülmüştü’

Alıcı, Türkiye’de ilk doğrulanmış vakaların 2000’li yılların başında özellikle Karadeniz Bölgesi’nde görüldüğünü söyledi:

“Karadeniz Bölgesi’nde yoğun ormanlık alanların bulunması, nemli iklim koşulları, kırsal yaşamın yaygın olması ve depoambar temasının sık görülmesi nedeniyle virüs dolaşımı kolaylaşabiliyor. Türkiye açısından hantavirüs enfeksiyonu nadir görülen ancak potansiyel risk taşıyan zoonotik bir enfeksiyon olarak değerlendiriliyor.”

Medicana Ataköy Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer ise, virüsün çoğunlukla fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasının bulaştığı alanlardaki parçacıkların solunmasıyla geçtiğini belirterek, özellikle uzun süre kapalı kalmış alanların risk taşıdığını söyledi. Özer, “Depo, bodrum, ahır, kulübe ve gemi gibi uzun süre kapalı kalan ortamlarda risk artabiliyor. Bu alanlarda bulunan tozlu partiküller solunum yoluyla bulaşa neden olabiliyor” dedi. 

Karantinaya alındı DSÖ takipte Ölüm gemisi dünyayı tedirgin etti

Aralarında 2 Türk var 

Arjantin’den seyir halindeyken MV Hondius üzerinde ortaya çıkan Hantavirüs salgını, üç kişinin yaşamını yitirmesi ve çok sayıda yolcunun karantinaya alınmasıyla uluslararası alarma dönüştü. Gemide mahsur kalan yaklaşık 150 yolcu arasında Türk bir çiftin de bulunduğu ortaya çıktı. Gemide bulunan yolcular arasında yer alan doğa fotoğrafçısı Emin Yoğurtçuoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla sürecin yakından takip edildiğini belirtti. Eşi ile birlikte gemide mahsur kalan Yoğurtçuoğlu, gemide yeni vaka görülmediğini ve bazı hastaların tahliye edildiğini ifade etti. 

AB: Risk düşük 

Avrupa Birliği de endişelere ilişkin açıklama yaptı. AB Komisyonu Sözcüsü Eva Hrncirova, mevcut veriler doğrultusunda Avrupa halkı açısından risk seviyesinin düşük olduğunu belirterek, şu aşamada paniğe neden olacak bir tablo bulunmadığını söyledi. 

‘Pandemi riski düşük’

Uzmanlar, hantavirüsün Covid-19 gibi insanlar arasında kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını vurgularken, ölüm oranlarının bazı türlerde yüksek seyredebilmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.

Prof. Dr. Özlem Alıcı: Şu an için Covid-19 benzeri küresel bir pandemi senaryosundan söz etmiyoruz. Çünkü hantavirüsün temel bulaş kaynağı kemiriciler. Ancak zoonotik enfeksiyonlar açısından dikkatli olmak, erken tanı ve korunma önlemlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Dr. Songul Özer: Kemirgen dışkısı bulunan alanlar kuru şekilde süpürülmemeli. Önce dezenfektanla ıslatılmalı, ardından maske ve eldiven kullanılarak temizlenmeli. Gıda ürünlerinin kapalı alanlarda saklanması ve yaşam alanlarında kemirici kontrolünün sağlanması da büyük önem taşıyor.

Grip ile benzer şikayetler 

Hastalığın belirtilerinin çoğu zaman grip benzeri şikayetlerle başladığını belirten Özer, tanının bu nedenle gecikebildiğini ifade etti:

“Hastalığın belirtileri genellikle enfeksiyondan 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkıyor. İlk dönemde yüksek ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve karın ağrısı görülebiliyor. Ancak ilerleyen vakalarda nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü, böbrek yetmezliği ve iç kanama gibi ciddi tablolar gelişebiliyor.” 

‘Koruyucu aşı yok’ 

Hantavirüse karşı dünya genelinde yaygın kullanılan kesin koruyucu bir aşı bulunmadığını belirten Özer, bazı ülkelerde sınırlı kullanım amaçlı çalışmalar yürütüldüğünü ancak rutin uygulanan küresel bir koruma yönteminin henüz olmadığını söyledi.