SON DAKİKA… ABD-İsrail-İran Savaşı yeniden hortlattı! Mücteba Hamaney hayatta mı?


İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ofisinin protokol sorumlusu Mazaher Hüseyni, Hamaney’in sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, güvenlik gerekçeleri nedeniyle şu an kamuoyu karşısına çıkmadığını ve “Zamanı geldiğinde halkla doğrudan konuşacağını” söyledi.
İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ofisinin protokol sorumlusu Mazaher Hüseyni, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta Hamaney’in konutunu hedef aldığı saldırıda yaşananlara ve Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Katıldığı bir halk buluşmasında konuşan Hüseyni, saldırı sırasında kendisinin de ofiste bulunduğunu belirterek olay anına ilişkin detaylar paylaştı.
“Bulunduğu yeri düzenli şekilde vuruyorlardı”
Hüseyni, saldırı sırasında Hamaney’in bulunduğu alanın doğrudan hedef alındığını belirterek, “Bombardıman sırasında ofisteydik. Yaklaşık 30 metre ilerimizde General Şirazi ve arkadaşlarının bulunduğu yer vuruldu. Yaklaşık 70-80 metre yakınımızda ise Ali Hamaney’in bulunduğu alan hedef alındı. Füze ve hava saldırıları sırasında içeride birkaç kişiydik. Ali Hamaney, Mücteba Hamaney’in genellikle ders verdiği bir yerde bulunuyordu ancak o gün orada değillerdi. Orayı tamamen yerle bir ettiler. Düzenli şekilde onun bulunduğu yeri vuruyorlardı” dedi.
“Belinde ve bacağında hafif yaralanmalar oluştu”
Saldırının etkisiyle Mücteba Hamaney’in yere savrulduğunu belirten Hüseyni, “Belinde ve bacağında hafif yaralanmalar oluştu ancak kısa sürede toparlandı. Şu anda sağlık durumu iyi ve tamamen iyileşmek üzere. Kendisiyle ilgili ortaya atılan alnından yaralandığı yönündeki iddiaların tamamı asılsızdır. Yalnızca kulağının arka kısmında küçük bir yara oluştu. Bunun dışında anlatıldığı gibi ciddi bir yaralanma söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
“Zamanı geldiğinde halkla konuşacaktır”
Hüseyni, Hamaney’in kamuoyundan uzak tutulduğu yönündeki iddialara ilişkin ise güvenlik gerekçelerini işaret etti. Hüseyni, “Düşman, çeşitli söylentiler ve bahanelerle onun görüntüsünü ya da sesini elde ederek farklı amaçlar peşinde koşuyor. Bu nedenle şu an için acele edilmiyor. Zamanı geldiğinde kendisi doğrudan halkla konuşacaktır. Sağlığı, dirayeti ve halka liderlik etme gücü tamamen yerindedir” şeklinde konuştu.
Kuveyt, Mısır, Ürdün, Katar; İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) düzenlediği ve 3 kişinin yaralandığı saldırıyı kınadı ve BAE’ye destek mesajı verdi. Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) BAE’ye düzenlenen saldırıların en sert şekilde kınandığı belirtildi. Tekrarlanan bu tür saldırıların, BAE’nin egemenliğinin açık bir ihlali, güvenliğine ve istikrarına yönelik doğrudan bir tehdit olduğu kaydedildi.Mücteba Hamaney’in Ofisi, Hamaney’in ABD saldırısında yaralandığını ancak tamamen iyileşip sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı.Wall Street Journal, ABD ve İran arasındaki görüşmelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da “en erken gelecek hafta” yeniden başlayacağını iddia etti.
Wall Street Journal, ABD ve İran arasındaki görüşmelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da “en erken gelecek hafta” yeniden başlayacağını iddia etti.V
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan hükümetleri arasındaki 3. tur görüşmelerin 14-15 Mayıs’ta yapılacağını açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, İsrail-Lübnan görüşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Pigott, “Amerika Birleşik Devletleri, 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde, İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında iki gün sürecek yoğun görüşmelere ev sahipliği yapacak.” ifadesini kullandı.
İki ülkenin endişelerinin somut bir şekilde ele alınacağına ve Lübnan’daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik sürecin görüşüleceğine işaret eden Pigott, “Görüşmeler, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri, Lübnan topraklarında Lübnan egemenliğinin tam olarak yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ve Lübnan’da insani yardım ve yeniden inşa için somut yolların oluşturulması için bir çerçeve oluşturacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
CENTCOM, X hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin İran limanlarına giriş çıkışları bloke ettiği deniz ablukasına ilişkin güncel durumu paylaştı.
Açıklamada, ABD ordusuna ait deniz unsurlarının bugüne kadar İran limanlarına giriş ve çıkış yapmaya çalışan toplam 57 ticari gemiyi bloke ederek farklı rotalara yönlendirdiği, 4 gemiyi ise devre dışı bıraktığı belirtildi.
Ayrıca açıklamada, bir ABD destroyerinin, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan bir petrol tankerini bloke edip geri çevirdiği anlara ilişkin görseller de paylaşıldı.
ABD Donanması, İran ile Pakistan’da düzenlenen ilk müzakere sürecinin başarısız olmasının ardından İran limanlarına giriş çıkışları durdurmak amacıyla 13 Nisan’da Hürmüz Boğazı’nı abluka altına almıştı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin izlediği siyasete ilişkin, “İran’ın temel politikası karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar çerçevesinde dostane ilişkiler geliştirmektir.” dedi. Pezeşkiyan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından ülkesinin dış siyasetine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sömürgecilik anlayışının geleceğin dünyasında yeri olmadığına vurgu yapan Pezeşkiyan, “İran’ın temel politikası karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar çerçevesinde dostane ilişkiler geliştirmektir.” ifadesini kullandı. Pezeşkiyan ayrıca İran halkının tarihsel olarak hoşgörülü bir halk olduğunu ve tarihi boyunca da zulümle de mücadele ettiğini söyledi.
İran Silahlı Kuvvetleri ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nda aralıklarla yaşanan çatışmaların durduğu ancak yeniden başlama ihtimalinin olduğu bildirildi. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nda yer alan haberde, Hürmüz Boğazı’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile ABD arasında yaşanan çatışmalar durdu.
Haber ayrıca, ABD Donanması’na ait gemilerin Basra Körfezi’ne girme girişiminde bulunması veya İran gemilerini taciz etmesi durumunda İran Silahlı Kuvvetleri’nin karşılık vereceğini, dolayısıyla çatışmaların tekrara başlama ihtimalinin bulunduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, savaşın sonlandırılmasına yönelik İran teklifine ilişkin ABD yanıtının hala değerlendirilme aşamasında olduğunu söylerken, “İran güçleri, saldırganlık veya maceraperestliğe tam güçle karşılık verecek” dedi.
İran’dan, ABD ile yürütülen müzakere sürecindeki son duruma ilişkin açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin İran’ın bölgedeki savaşı sonlandırmaya yönelik 14 maddelik teklifine ilişkin yanıtının hala değerlendirilme aşamasında olduğunu söyledi. Bu aşama sonlandığında nihai kararlarını açıklayacaklarını belirten Bekayi, ayrıca ABD’nin dün akşam gerçekleştirdiği askeri faaliyetleri uluslararası hukukun ve taraflar arasındaki ateşkesin açık bir ihlali olarak nitelendirdi.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin düşmana tam gücüyle sert bir karşılık verdiğini söyleyen İranlı sözcü, “Şu anda sözde bir ateşkes halindeyiz” dedi.
İran güçlerinin tetikte olduğunu ve gelişmeleri yakından incelediğinin altını çizen Bekayi, İran ordusunun, “gerektiği yerde herhangi bir saldırganlık veya maceraperestliğe tam güçle karşılık vereceğini” söyledi.

İran basını, İran Silahlı Kuvvetleri ile ABD güçleri arasında son saatlerde Hürmüz Boğazı’nda aralıklarla çatışmalar yaşandığını bildirdi.
İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’nın haberinde, “Son bir saattir, Hürmüz Boğazı’nda İran Silahlı Kuvvetleri ile Amerikan gemileri arasında dağınık çatışmalar yaşanıyor.” ifadelerine yer verildi.
ABD’nin dün İran’a ait bir petrol tankerine saldırısının ardından İran donanması, ABD’nin bölgedeki savaş gemilerini füze ve kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef almıştı. ABD güçleri de bunun ardından İran’ın güneyindeki kıyı şeridinde bazı bölgelere saldırmıştı.
İran, ABD’nin sivil hedeflere saldırdığını ve sivil bir tekneye saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 kişinin de yaralandığını duyurmuştu. Saldırı sonucunda da 4 kişinin kaybolduğu ifade edilmişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD donanma unsurlarına “herhangi bir tahrik olmadan” saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılara “savunma amaçlı” karşılık verdiklerini iddia etmişti.
İran, daha sonra “bölgesel koşulları kötüye kullanarak İran’ın petrol ihracatına zarar vermeye çalışan” yabancı bir petrol tankerine müdahale ederek, el koyduğunu bildirmişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, Umman Körfezi’nde 2 İran gemisini ABD ablukasını ihlal ettikleri gerekçesiyle etkisiz hale getirdiğini açıkladı.
Bölgeden aktarılan bilgilere göre, ilk olayda İran bayraklı iki boş petrol tankeri ablukayı delerek İran limanlarına doğru seyretmeye çalıştı. Bunun üzerine George Bush uçak gemisinden havalanan ABD donanmasına ait bir savaş uçağı gemilere müdahale etti.

Uçaktan ateşlenen hassas güdümlü mühimmatlarla tankerlerin bacaları vuruldu ve her iki gemi de devre dışı bırakılarak İran’a ulaşmaları engellendi.
Gerçekleştirilen operasyonların ardından sahadaki son duruma ilişkin bir değerlendirme yapan ABD merkez komutanlığı komutanı Brad Cooper, “Orta Doğu’daki ABD kuvvetleri, İran’a giren veya İran’dan çıkan gemilere yönelik ablukanın tam uygulanmasına bağlıdır. Üniformalı, yüksek eğitimli personelimiz inanılmaz bir iş çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

ABD’nin 14 maddelik mutabakat teklifine İran’ın vereceği yanıt merak konusu.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Teklifi hala değerlendirme aşamasındayız.” dedi.
“Ateşkes durumundayız ve güçlerimiz en üst düzey hazırlık halinde olup gelişmeleri dikkatle izliyoruz.” diyen Arakçi, dün gece İran’a düzenlenen ABD saldırılarıyla ilgili de konuştu. “Yaşananlar, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve ateşkesin ihlaliydi.” diyen Arakçi, “Güçlerimiz düşmana güçlü bir darbe vurdu ve ihtiyaç duyulması halinde herhangi bir saldırıya veya yeni bir maceraya güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Arakçi, ABD’nin 14 maddelik mutabakat teklifiyle ilgili de “Verdiğimiz yanıt hala değerlendirme aşamasındadır ve nihai sonuca ulaşıldığında bunu açıklayacağız.” dedi.
ABD’nin 14 maddelik mutabakat teklifine İran’ın vereceği yanıt merak konusu.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Teklifi hala değerlendirme aşamasındayız.” dedi.
“Ateşkes durumundayız ve güçlerimiz en üst düzey hazırlık halinde olup gelişmeleri dikkatle izliyoruz.” diyen Arakçi, dün gece İran’a düzenlenen ABD saldırılarıyla ilgili de konuştu. “Yaşananlar, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve ateşkesin ihlaliydi.” diyen Arakçi, “Güçlerimiz düşmana güçlü bir darbe vurdu ve ihtiyaç duyulması halinde herhangi bir saldırıya veya yeni bir maceraya güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Arakçi, ABD’nin 14 maddelik mutabakat teklifiyle ilgili de “Verdiğimiz yanıt hala değerlendirme aşamasındadır ve nihai sonuca ulaşıldığında bunu açıklayacağız.” dedi.

İran Devrim Muhafızları Donanması, el koyduğu İsrail bağlantılı konteyner gemisinin görüntülerini ilk kez dünya ile paylaştı. Görüntülerdeki gemi, “Francesca” isimli dev yük gemisi.
Fars Haber Ajansı tarafından servis edilen kayıtlarda, geminin şu an dünyanın en kritik enerji ve ticaret rotası olan Hürmüz Boğazı yakınlarında demirli olduğu görülüyor.

İranlı askerler, el koydukları İsrail bağlantılı geminin kamaralarına ve duyuru panolarına İranlı liderlerin fotoğraflarını asmış durumda. Bu hamle, Tahran yönetiminin denizlerde yürüttüğü psikolojik savaşın en net kanıtlarından biri.

Küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı’nda tutulan Francesca gemisi, bölgedeki sivil deniz trafiğinin ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor.
İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı kıyılarında yer alan Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası ve Benderabbas kentine yönelik saldırılarını kınadı.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin İran kıyılarına yönelik saldırılarına ilişkin bildiri yayımladı.
ABD’nin İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası ve Benderabbas kentine yönelik saldırıları ile yine Cask Limanı ve Hürmüz Boğazı civarında İran’a ait iki petrol tankerine düzenlediği saldırılar kınanarak, “Hürmüz Boğazı kıyılarına yönelik saldırılar İran Silahlı Kuvvetleri’nin ağır tokadı ile karşılaştı. Düşmanın gayrimeşru hedeflerine ulaşma girişimi sonuçsuz kaldı.” ifadelerine yer verildi.
ABD’nin İran’a yönelik girişimleri “saldırgan ve kışkırtıcı” olarak tanımlanırken söz konusu bu eylemlerle birlikte ateşkesin ve Birleşmiş Miletler (BM) Şartı’nın ihlal edildiği vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı bildirisinde, “ABD’nin bölgedeki askeri varlığının, bölgesel güvenlik ve istikrara yardımcı olmadığı, aksine güvensizliğin bizzat kaynağı olduğu” dile getirilirken, İran ordusunun her türlü saldırıya karşı toprak bütünlüğünün ve egemenliğin korunması noktasında kararlılıkla mücadele edeceği belirtildi.
Bildiride ayrıcı ABD’li yetkililerin çelişkili açıklamaları ile ABD’nin söz konusu eylemleri, “acizlik” olarak tanımlandı.
İran, Basra Körfezi’nde Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası ile Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde bazı noktaların “düşman unsurlara” ait insansız hava araçları (İHA) tarafından hedef alındığını bildirmişti.
Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde de 2 İHA’nın hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğü belirtilmişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD donanma unsurlarına “herhangi bir tahrik olmadan” saldırılar düzenlediğini ve bu saldırılara “savunma amaçlı” karşılık verdiklerini iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: CIA yanılıyor, füze envanterimiz ve fırlatma kapasitemiz, 28 Şubat’a kıyasla yüzde 75 düzeyinde değil. Doğru rakam yüzde 120 olacak.
Lübnan sınırından İsrail’in kuzeyine roket fırlatıldığı öne sürüldü. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan’dan gerçekleştirilen topçu ateşi ve roket saldırıları nedeniyle kuzeydeki pek çok yerleşim biriminde hava saldırısı sirenlerinin çaldığı belirtildi. Roketlerden birinin imha edildiği, diğerlerinin ise boş araziye düştüğü açıklandı.
İran ordusu tarafından yapılan açıklamada, Umman Denizi’nde gerçekleştirilen özel bir operasyonla ‘Ocean Koi’ adlı petrol tankerine el konulduğu bildirildi. Açıklamada, operasyonun Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin kararı ve yargı emriyle gerçekleştirildiği belirtilerek, “İran’a ait petrol yükünü taşıyan söz konusu tankerin, bölgedeki koşulları suistimal ederek petrol ihracatına ve ülke çıkarlarına zarar vermeye çalıştığı” kaydedildi.

Deniz komandoları ve piyadelerinin katıldığı operasyonda tankerin ülkenin güney kıyılarına çekilerek adli makamlara teslim edildiği aktarılan açıklamada, “İran donanması, ülke karasularındaki çıkarlarını ve varlıklarını güçlü bir şekilde savunmaktadır ve hiçbir kural ihlalcisine veya saldırgana müsamaha göstermeyecektir” ifadelerine yer verildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda görev yapan ABD güçlerinin İran’ın ‘sebepsiz’ saldırılarını engellediğini ve meşru müdafaa amaçlı saldırılarla karşılık verdiğini duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan çatışmanın detayları paylaşıldı. Olayın, ABD savaş gemilerinin uluslararası sulardaki geçişi sırasında meydana geldiği belirtilerek, “ABD güçleri, ABD Donanması’na ait güdümlü füze muhriplerinin 7 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’ndan Umman Körfezi’ne geçişi sırasında İran’ın sebepsiz saldırılarını engelledi ve meşru müdafaa amaçlı saldırılarla karşılık verdi” ifadeleri kullanıldı.
‘HİÇBİR ABD UNSURU İSABET ALMADI’
Geçiş yapan donanma unsurlarına yönelik İran saldırısının detaylarına yer verilen açıklamada, “USS Truxtun (DDG 103), USS Rafael Peralta (DDG 115) ve USS Mason (DDG 87) uluslararası sulardan geçerken İran güçleri çok sayıda füze, insansız hava aracı ve küçük bot saldırısı başlattı. Hiçbir ABD unsuru isabet almadı” denildi.
‘GERİLİMİ TIRMANDIRMA ARAYIŞINDA DEĞİLİZ’
ABD güçlerinin saldırılara meşru müdafaa kapsamında İran tesislerini vurarak yanıt verdiği vurgulanan açıklamada, “CENTCOM, gelen tehditleri ortadan kaldırdı ve füze ile insansız hava aracı fırlatma alanları; komuta ve kontrol merkezleri; istihbarat, gözetleme ve keşif noktaları dahil olmak üzere ABD güçlerine saldırmaktan sorumlu İran askeri tesislerini hedef aldı. CENTCOM gerilimi tırmandırma arayışında değildir ancak Amerikan güçlerini korumak için konumlanmış ve hazırdır” ifadelerine yer verildi.

Deniz taşımacılığı şirketlerinden Japon Mitsui OSK Lines (MOL), nisan ayında Hürmüz Boğazı’nı kullanarak Körfez’den ayrılan üç gemisinin herhangi bir geçiş ücreti ödemediğini duyurdu. Gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan nasıl geçebildiği sorusuna yanıt veren şirket, halen Körfez’de bulunan bazı gemilerinin varlığına dikkat çekerek, geçişlerin “ilgili ülkeler ve paydaşların çabaları” sayesinde mümkün olduğunu belirtti.
İran Meclisi Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Cafer Kadiri, ABD’nin yaptırım uyarılarına rağmen bazı ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için İran’a ödeme yaptığını ve bu ülkelerin İran’dan petrol ile petrol ürünleri almayı sürdürdüğünü öne sürmüş; Çin, Hindistan ve Japonya’yı örnek göstermişti.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ülkeye yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle hava savunma sistemlerinin devreye girerek müdahale ettiğini duyurdu.

BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, konuya ilişkin bilgi verildi.
Ülkede duyulan patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin müdahalesinden kaynaklandığı belirtilen açıklamada, “Hava savunma sistemlerimiz, füze ve İHA’lara karşı aktif bir şekilde müdahale etmektedir.” ifadelerine yer verildi.
ABD Başkanı Trump, Washington Anıtı’nın yakınında bulunan bir süs havuzunda devam eden yenileme çalışmalarını inceledikten sonra basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. Trump, Amerikan ordusunun İran’a ait iki yere düzenlediği hava saldırılarına rağmen Tahran yönetimi ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi. İran’la anlaşmanın yakın olup olmadığı sorusuna, “Bu her an olabilir. Belki de olmaz, ama her an olabilir. Onların bu anlaşmayı benden daha çok istediğine inanıyorum.” diye yanıt veren Trump, anlaşmaya yakın oldukları mesajını verdi.

“EĞER İMZALANMAZSA, ÇOK ACI ÇEKECEKLER”
Trump, Tahran’a bir an önce anlaşmaya imza atması çağrısında bulunarak, “Anlaşmayı çabucak imzalasalar iyi olur. Eğer imzalanmazsa, çok acı çekecekler.” diye konuştu.
“ONLAR BİZE ATEŞ EDİYORDU, BİZ DE ONLARA KARŞILIK VERDİK”
Hürmüz Boğazı’ndan geçen 2 ABD destroyerine İran’ın saldırı düzenlediğini ancak bu saldırılarda destroyerlerinin hiç hasar almadığını dile getiren Trump, “Onlar bize ateş ediyordu, biz de onlara karşılık verdik.” ifadesini kullandı. Trump, İran’la ilgili temel beklentisinin “İran’ın nükleer silaha sahip olmaması” olduğunu, İranlıların da aslında bunu kabul ettiklerini ancak henüz anlaşmaya imza atmadıklarını savunarak, “Onlara nükleer silaha sahip olma hakkı vermeyeceğiz, bunun şansı sıfır ve onlar da bunu biliyorlar ve bunu kabul ettiler. Bakalım imzalamaya istekli olacaklar mı?” şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, ABC News yayın kuruluşuna İran’la yaşanan son askeri gerginlikle ilgili telefonla açıklamalarda bulundu. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD savaş gemilerine yönelik saldırıları ve ABD’nin buna karşı yaptığı misillemelere rağmen ateşkesin sürdüğünü aktaran Trump, “Ateşkes devam ediyor. Hala yürürlükte” dedi. Trump, İran hedeflerine yapılan son misillemelerin uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, bunları “Sadece ufak bir dokunuş” olarak niteledi.

ABD Başkanı Donald Trump, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçen ABD savaş gemilerinin İran tarafından saldırıya uğradığını ve bu saldırılara karşı misilleme yapıldığını belirterek, “3 adet dünya standartlarında Amerikan muhribi, ateş altına alınmalarına rağmen Hürmüz Boğazı’ndan büyük bir başarıyla geçti. 3 muhribimizde herhangi bir zarar meydana gelmezken, İranlı saldırganlar büyük hasar gördü” ifadelerini kullanmıştı.
CENTCOM’un açıklamasına göre, 7 Mayıs’ta ABD Donanmasına ait güdümlü füze destroyerleri USS Truxtun, USS Rafael Peralta ve USS Mason, Hürmüz Boğazı’ndan geçerek Umman Körfezi’ne doğru ilerledi. Geçiş sırasında İran güçlerinin çok sayıda füze, insansız hava aracı ve küçük tekneyle saldırı girişiminde bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, hiçbir ABD unsurunun isabet almadığı belirtilirken, CENTCOM’un gelen tehditleri bertaraf ettiği ve meşru müdafaa kapsamında karşılık verdiği ifade edildi.
CENTCOM, ABD güçlerine yönelik saldırılardan sorumlu olduğu belirtilen İran askeri tesislerinin hedef alındığını duyurdu. Bu kapsamda füze ve insansız hava aracı fırlatma sahaları, komuta-kontrol merkezleri ile istihbarat, gözetleme ve keşif noktalarının vurulduğu kaydedildi.
Komutanlık açıklamasında, CENTCOM’un gerilimin tırmanmasını istemediği ancak Amerikan güçlerini korumak için bölgede hazır ve kararlı şekilde konumlandığı vurgulandı.