Anadolu’nun tarih öncesi geçmişine ışık tutacak heyecan verici bir gelişme yaşandı. Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yürütülen arazi çalışmaları sırasında, bölgenin en eski ve en zengin resimli mağaralarından biri keşfedildi. İlk incelemelerde, mağara duvarlarında yüze yakın insan ve hayvan figürünün yanı sıra çok sayıda geometrik sembol tespit edildi. Uzmanlar, bu keşfin dünya kültürel mirası açısından büyük bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.

ÜÇ ÜNİVERSİTEDEN DEV ARAŞTIRMA EKİBİ
Dikkat çekici keşif, İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Levent İskenderoğlu başkanlığındaki disiplinler arası bir ekip tarafından gerçekleştirildi. İnönü, İstanbul ve Fırat Üniversitelerinden akademisyenlerin yer aldığı araştırma grubu, Tohma Kanyonu’ndaki yüzey araştırmaları sırasında bu benzersiz mağara resimleriyle karşılaştı.

BİNLERCE YILLIK GİZEM: KATMAN KATMAN TARİH
Kırmızı ve kızıl kahverengi tonlarla çizilen figürlerin sembolik bir anlatım diline sahip olduğunu belirten Dr. Levent İskenderoğlu, bu eserlerin insanlığın erken dönem zihinsel dünyasını aydınlatacağını ifade etti. Mağaranın ihtiyatlı bir tahminle Neolitik Dönem’e tarihlenebileceğini söyleyen İskenderoğlu, şu detaylara dikkat çekti:
“Burada birbirinin üzerine eklenen ve farklı dönemlerde yeniden anlamlandırılan bir yüzey anlayışıyla karşı karşıyayız. Çizgilerin kesişmesi ve üslup farklılıkları, mağaranın binlerce yıl boyunca farklı topluluklar tarafından kullanıldığını gösteriyor. İnsan ve hayvan tasvirlerinin geometrik sembollerle harmanlanması, muhtemel bir inanç sistemine veya ritüel alanına işaret ediyor.”

ANADOLU’NUN EN ZENGİN MAĞARALARINDAN BİRİ
Mağaranın, Türkiye’de bugüne kadar bulunan en önemli resimli mağaralar arasına girmeye aday olduğu belirtiliyor. Antalya Beldibi, Aydın-Muğla sınırındaki Latmos ve Mersin Doğu Sandal Mağarası gibi Türkiye’nin en bilinen tarihi örnekleriyle kıyaslandığında; Tohma Kanyonu’ndaki bu yeni alanın figür yoğunluğu ve konu çeşitliliği bakımından çok daha zengin bir içeriğe sahip olduğu vurgulanıyor.

DEFİNECİLERE UYARI: BURADA ALTIN YOK
Araştırma ekibi, mağarada ne yazık ki yakın dönemde yapılmış tahribat izlerine de rastladı. Bölgedeki kaçak kazı riskine ve definecilere karşı sert bir uyarıda bulunan Dr. İskenderoğlu, yetkililere de çağrıda bulundu:
“Definecilere sesleniyorum: Buralarda altın veya değerli eşya bulamazsınız. Burada sadece insanlık tarihinin izleri var. Bu tür müdahaleler geri dönüşü imkansız kayıplara yol açıyor. Lütfen bu kültürel mirasa zarar vermeyin. Yetkililerin alanı bir an önce koruma altına almasını bekliyoruz.”

Mağaranın kesin yaşını ve teknik özelliklerini belirlemek üzere laboratuvar analizleri ve envanter kayıt çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İlk değerlendirme raporunun ise kısa süre içinde ilgili koruma kuruluna sunulacağı açıklandı.

