Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırması ve NATO’nun doğu kanadındaki askeri hazırlıkları, Rusya tarafından savaş hazırlığı olarak yorumlanıyor. Ukrayna savaşıyla birlikte derinleşen gerilim, NATO-Rusya hattındaki güvenlik tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
TARİHSEL GERİLİM YENİDEN Mİ CANLANIYOR?
Avrupa ile Rusya arasında yaşanan gerilimin yalnızca güncel gelişmelerle sınırlı olmadığını belirten CNN TÜRK Haber Koordinatörü İdris Arıkan, tarihsel arka plana dikkat çekerek şunları söyledi:
“Tarihsel köklere baktığımızda zaten bir kuzey güney ya da söyleyeyim Rusya Avrupa arasında bir gerilim var. Yani kuzeyden gelenler güneyden gelenleri savaşmış ve onlarla karşılıklı bir mücadeleye girmiş gibi görünüyor. Bugün de sanki o senaryonun devamını yaşıyoruz. İşte Ukrayna ile başlayan bir şey oldu.”

MOSKOVA: NATO VE AB’NİN HEDEFİ RUSYA’YI YENİLGİYE UĞRATMAK
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı, Avrupa Birliği ve NATO’nun temel amacının Rusya’ya stratejik yenilgi yaşatmak olduğunu savundu. Bu açıklama, NATO’nun doğu kanadındaki askeri yığınakların hangi senaryolar doğrultusunda planlandığı sorusunu da yeniden gündeme getirdi.
NATO’NUN TEHDİT ALGISI YENİDEN RUSYA’YA MI DÖNDÜ?
NATO’nun son yıllarda güvenlik stratejisinde yaşanan değişimi değerlendiren Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, ittifakın yeniden kuruluş dönemindeki Rusya merkezli tehdit algısına yöneldiğini belirtti:
“NATO’nun tam da 2020’lere geldiğimiz zaman diliminde özellikle Asya Pasifik gibi daha geniş çerçevede var olan düşman okumasının yerine yeni bir çerçeve çizmeye başladığı bir dönem tekrar Rusya’nın aynı NATO’nun kuruluş ayarlarına dönmesini sağlaması üzerine oldu.”

UKRAYNA SAVAŞI AVRUPA’NIN SAVUNMA POLİTİKALARINI NASIL ETKİLEDİ?
Ukrayna savaşının Avrupa ülkelerinin savunma politikaları üzerindeki etkilerini değerlendiren İdris Arıkan, özellikle NATO’nun kuzey ve doğu kanadında yaşanan gelişmelere dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Süreci anlatan şey Ukrayna savaşı gibi görünüyor. Yani Ukrayna Savaşı’nda yaşananlar bu Avrupa’nın da bir tek bir şekilde savaşa hazırlanması özellikle Polonya’nın özellikle Almanya’nın işte burada ve şimdi Finlandiya ve İsveç’in baktığımızda zaten buranın bir gerilim noktası olduğu görünüyor. Yani burada da Finlandiya ve İsveç’in son dönemde NATO’ya girdiğinde görürsek burada karşılaşacak işte bir gerilim noktası halinde karşılaşacak ülkelerin arasında bunlar olduğu görünüyor.”

NATO-RUSYA HATTINDA GERİLİMİ ARTIRAN UNSURLAR
Rusya’nın askeri kapasitesinin ve güvenlik politikalarının NATO’nun tehdit algısını yeniden şekillendirdiğini belirten Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, şu ifadeleri kullandı:
“Rusya’nın ciddi bir hala nükleer güç olması, ciddi bir Avrupa güvenliğini aslında risk alanı oluşturması açısından yeniden NATO’nun kendi ilk zamanki Rusya konusundaki tehdit algısı çerçevesine dönmesini bir noktada değiştirdiğini düşünüyorum.”

“2030’DA SAVAŞ” SENARYOLARI YENİ Mİ?
Rus istihbaratının NATO ile gelecekte yaşanabilecek olası çatışmalara ilişkin değerlendirmelerini yorumlayan İdris Arıkan, bunun sürpriz bir tablo olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“4300 km öteye bile bu dronlarla saldırı yapılıyor. Şimdi burada böyle bir kanlı süreç yaşanırken eee Rus istihbaratının biz NATO ile ya da AB ile 2030’da savaşacağız demesi yeni haber mi? Aslında değil. Yani bu gidişata baktığımızda, olanlara baktığımızda İsveç’in tavrına, Finlandiya’nın tavrına Ukrayna’da yaşananlara baktığımızda aslında bu sürpriz bir istihbarat durumu yokmuş gibi görünüyor.”
AVRUPA GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM
Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği, Rusya’nın tehdit algısı ve ittifakın doğu kanadındaki askeri hareketlilik, Avrupa güvenliğinde yeni bir dönemin işaretleri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, NATO-Rusya hattındaki stratejik rekabetin önümüzdeki yıllarda da uluslararası gündemin en önemli başlıklarından biri olacağını belirtiyor.
