Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, desteğin türü ne olursa olsun, ABD’nin olası saldırılarında katkısı bulunan tarafların meşru hedefler olarak kabul edileceğini söyledi.
ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin ardından Erakçi ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
“Savunma doktrinimiz net: Göze göz, dişe diş.” ifadesini kullanan Erakçi, “İran’a karşı herhangi bir saldırganlık, altyapımız dahil, güçlü ve kararlı bir yanıt vermemizi zorunlu kılacak.” uyarısında bulundu.
Erakçi, ABD’nin olası saldırılarına ilişkin de “Böyle bir saldırganlığa katkıda bulunanlar, desteğin türü ne olursa olsun, meşru hedefler olarak kabul edilecek.” ifadesini kullandı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile çatışmalara ilişkin, “Bu savaşın denklemi açık: Ya hep ya hiç. Bizim petrol satmadığımız bir bölgede hiç kimse petrol satamayacak” dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile İran arasındaki çatışmalara ilişkin açıklama yaparak, savaşın gidişatına ilişkin değerlendirmede bulundu. Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu savaşın denklemi açık: Ya hep ya hiç. Bizim petrol satmadığımız bir bölgede hiç kimse petrol satamayacak. Güvenliğimiz sağlanmadığı takdirde hiçbir altyapı güvende olmayacak ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ancak Amerikan güçlerinin bölgeden çekilmesiyle mümkün olacak” ifadelerini kullandı.
İran Meclis Başkanı, “Boğazın savaş öncesi şartlara dönmeyeceğini birçok kez söyledik” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında Ürdün ve Irak’ta ölen 4 ABD askerinin cenazelerini Dover Hava Üssü’nde karşıladı.
İran ile çatışmalarda hayatını kaybeden 4 ABD askerinin cenazesi askeri nakliye uçağıyla ABD’nin Delaware eyaletindeki Dover Hava Üssü’ne getirildi. ABD Başkanı Donald Trump, cenazelerin ülkeye getirilişi için düzenlenen törene katılarak beraberindeki yetkililerle birlikte uçaktaki cenazeleri selamladı. Ürdün ve Irak’ta ölen 4 ABD askerinin cenazeleri, ABD bayraklarına sarılı tabutlarla nakliye uçağından indirildi. Tören birlikleri tarafından taşınan cenazeler araçlara götürülürken Trump, askerleri selamladı.
Törene ABD Genelkurmay Başkanı Daniel Caine, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Daniel Driscoll’ün yanı sıra siyasi ve askeri yetkililer de katıldı.
İranlı askeri kaynak, ABD’nin İran’da köprü veya enerji santrali gibi altyapılara saldırması durumunda bölgedeki ABD çıkarlarıyla bağlantılı çok sayıda altyapı ve enerji tesisine misillemede bulunacaklarını belirtti. Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ismi açıklanmayan İranlı askeri yetkili, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir gemiye saldırması halinde ulaşım ve enerji altyapısına saldıracakları tehdidine yanıt verdi.
İranlı yetkili, ABD’nin İran’daki köprü ya da elektrik santrali gibi altyapıya saldırması durumunda, Tahran’ın da bölgedeki altyapı ve köprüler ile ABD çıkarlarıyla bağlantılı enerji tesislerini hedef alarak karşılık vereceğini söyledi.
Gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin İran’ın düzenlemeleri ve koordinasyonuyla gerçekleşmesi durumunda güvenli olacağını vurgulayan İranlı yetkili, aksi durumda İran’ın, boğazı kontrol etme konusundaki kararlılığından vazgeçmeyeceğini ve gerekli tepkiyi göstereceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın saldırılarında hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin cenazelerini karşılamak ve onları “onurlandırmak” istediğini söyledi.

Trump, Deleware eyaletindeki Dover Hava Kuvvetleri Üssü’ne hareket etmeden önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
İran’ın saldırılarında hayatını kaybeden askerlerin cenazelerinin, Dover’deki üsse getirileceğini ve kendisinin de orada hazır bulunmak istediğini belirten Trump, bunun için İran’a karşı tavırlarının sert olacağını ifade etti.
ABD Başkanı, Tahran yönetimi hakkında “İran, büyük bir bedel ödeyecek, ödüyorlar, yok ediliyorlar.” dedi.

Orta Doğu’daki ABD üslerine İran’ın füze saldırıları sonucu hayatını kaybeden askerlerle ilgili konuşan Trump, “Onları onurlandıracağız. Ve benim için yapılması en zor şeylerden biri, bir Başkan olarak yapılması en zor şeylerden biri ama yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
ABD medyasında, bugün Dover Hava Kuvvetleri Üssü’ne 4 Amerikan askerinin cenazesinin getirileceği bilgisine yer verildi.
Trump, dün yaptığı paylaşımda, hayatını kaybeden ABD askerlerinin sayısını 18 olarak açıklamıştı.
Trump: Bu noktadan itibaren, İran İslam Cumhuriyeti Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir gemiye ister füze, roket, insansız hava aracı (İHA), isterse başka herhangi bir araç ya da silahla ateş açarsa, Amerika Birleşik Devletleri başkent Tahran veya çevresinde bulunanlar da dahil olmak üzere bir köprüyü ya da elektrik santralini bombalayıp imha edecektir.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, ABD’nin 3. Dünya Savaşı için ayırdığı tüm silahları İran’a karşı kullandığını söyledi.
İran basınına göre Şikarçi, ABD ile yaşanan savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ve İsrail’in, 2025’teki 12 günlük çatışma sürecinde İran’ı bir hafta içinde yeneceklerini ve böleceklerini düşündüğünü ancak İran’ın “Sadık Vaat 1 ve 2” operasyonları ile “hedef bankası” oluşturduğunu ve savaşa dair bir teşhis ortaya koyduğunu ifade etti.
Şikarçi, ABD ve İsrail’in hem son protestolar hem de 28 Şubat’ta başlattığı saldırılar sırasında da aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğini dile getirdi.
Dünyada daha önce denenmiş ancak kullanılmamış birçok silahın İran’a karşı kullanıldığını öne süren Şikarçi, ABD’nin, 3. Dünya Savaşı için ayırdığı tüm silahları İran’a karşı kullandığını söyledi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin son saldırılarına misilleme olarak Ürdün’deki Amerikan üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini duyurdu.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, saldırının “Nasr 2 Operasyonu”nun 25. dalgası kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.
Ürdün’deki Kral Faysal ve Prens Hasan üslerinin hedef alındığı ifade edilen açıklamada, F-15 savaş uçaklarının hazırlık hangarlarından birinin vurulduğu öne sürüldü.
İHA hazırlık hangarına yönelik saldırıda, sekiz adet MQ-9 tipi İHA’nın imha edildiği iddia edilen açıklamada, açık alanda bulunan 2 adet MQ-9’un da ağır hasar aldığı ifade edildi.
Helikopter hangarına düzenlenen başka bir saldırıda ise 2 Amerikan helikopterinin hasar gördüğü ileri sürüldü.
Açıklamada ayrıca, ABD askerlerinin bulunduğu bir yerleşim tesisinin de hedef alındığı ve çok sayıda askerin öldüğü veya yaralandığı iddia edildi.
ABD’nin 27 Haziran’dan bu yana İran’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 53, yaralananların ise 592 olduğu bildirildi.
İran Sağlık Bakanlığı Halkla İlişkiler ve Bilgilendirme Merkezi Başkanı Hüseyin Kermanpur, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
İranlı yetkili, ABD’nin 27 Haziran’dan bu yana düzenlediği hava saldırılarında ölü sayısının 53, yaralı sayısının ise 592 olduğunu belirtti.
Kermanpur, yaralılardan 36’sının tedavisinin hastanede sürdüğü, diğer yaralıların gerekli tıbbi müdahalelerin ardından taburcu edildikleri bilgisini verdi.
İran Sağlık Bakanlığı yetkilisi Kermanpur, 19 Temmuz’daki açıklamasında, ölü sayısının 50’yi aştığını ve yaralı sayısının 520 civarında olduğunu belirtmişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın Hürmüz Boğazı’nda “ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan” 11. saldırı dalgasını tamamladığını açıkladı.
CENTCOM’un, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, CENTCOM’un TSİ 03.15’te İran’a karşı 11. saldırı dalgasını “başarıyla tamamladığı” belirtilerek, İran’ın askeri operasyon merkezleri, denizcilik kabiliyetleri, uçak hangarları, insansız hava aracı depolama tesisleri ve askeri lojistik altyapısının hedef alındığı aktarıldı.
Saldırıların İran’ın Hürmüz Boğazı’nda “ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini daha da zayıflatmayı amaçladığına” dikkat çekilen açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine açık kalmaya devam ettiği” bilgisine yer verildi.
CENTCOM, TSİ 02.00’de İran’daki “askeri hedeflere” yönelik 11. saldırı dalgasını başlattığını duyurmuştu.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesinin ülkede kalıcı istikrarın sağlanması açısından temel bir adım olduğunu bildirdi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada görüşmede, iki ülke arasındaki tarihi ortaklığın altının çizildiği, Lübnan’ın istikrarı ve refahının artırılmasının ele alındığı belirtildi. Görüşmede ayrıca ABD’nin Lübnan ordusuna desteğinin artırılması, iki ülke arasındaki iş birliğinin tüm alanlarda geliştirilmesi, ekonomik toparlanma ve yeniden imar sürecine destek verilmesi ile ABD’li yatırımcıların Lübnan’a teşvik edilmesi konularının da görüşüldüğü kaydedildi. Avn görüşmede, İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından tamamen çekilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu söyleyerek, “İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesi istikrar için temel adım” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile görüşmesinin ardından iki ülke arasındaki uçuşlara ilişkin açıklamada bulundu. ABD’li hava yolu şirketlerinin Lübnan’a direkt uçuşlar düzenlemesine izin verilmesi talimatı verdiğini belirten Trump, “Umarım diğer ülkeler de aynısını yapar” ifadesini kullandı.
İran basınına göre, ABD’nin saldırı açıklaması sonrası ülkenin genelinde birçok kent ve liman hedef alındı. Haberlerde, Tebriz kentinin güneyinde askeri bir bölgenin yakınlarında, Huzistan eyaletine bağlı Mahşehr ve Behbehan kentlerinde patlamalar meydana geldiği aktarıldı.
İran Devlet Televizyonu, ülkenin güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletine bağlı Çabahar kentinde 4 patlama sesi duyulduğunu ve bölgede ABD savaş uçaklarının uçuş yaptığını duyurdu. Yine aynı eyalette yer alan Kunarek kentinde de patlama sesi işitildiği belirtildi. Hürmüzgan eyaletindeki Sirik kenti, Buşehr kenti yakınlarındaki iki bölge ve ülkenin batısında bulunan Kirmanşah eyaletine bağlı Kangavar kenti de ABD füze ve hava saldırılarının hedefi oldu.

BAŞKENT TAHRAN’DA HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVREYE GİRDİ
Öte yandan İran basınına göre, ABD’nin saldırı başlattığını duyurmasının ardından başkent Tahran’a da saldırı oldu.
Fars Haber Ajansı, saldırı iddiaları üzerine Tahran’ın doğusunda hava savunma sistemlerinin devreye girerek ateşlendiğini duyurdu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran’a yönelik yeni saldırılar hakkında bilgi verdi.

Açıklamada, ABD kuvvetlerinin doğu saatiyle 19.00’da İran’daki “askeri hedeflere” saldırmaya başladığı ifade edildi. Bu saldırılar ile birlikte ABD’nin arka arkaya 11 gece İran’a saldırılar düzenlediği aktarılan açıklamada, saldırılar ile “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini” zayıflatmanın amaçlandığı kaydedildi.
BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik söylemleri ve deniz seyrüseferine engelleme getirme yönündeki tehditleri şiddetle kınandı. Açıklamada, uluslararası topluma Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) ilgili kararlarının uygulanmasını sağlama çağrısı yapıldı.
Bu kapsamda, özellikle Yemen’e ilişkin 2216 sayılı karar ile Kızıldeniz’de seyrüsefer serbestisi ve haklarına dair 2722 sayılı BMGK kararının hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekildi. Uluslararası su yollarında seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukuk ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) tarafından güvence altına alınmış evrensel bir hak olduğu vurgulanan açıklamada, BAE’nin Suudi Arabistan ile tam bir dayanışma içinde olduğu, ülkenin güvenlik ve istikrarını korumaya yönelik tüm tedbirlerini kararlılıkla desteklediği ifade edildi.
Yemen’deki İran destekli Husilerin sözcüsü Yahya Seri, 20 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ı Yemen’e karşı abluka uygulamakla suçlamış ve ablukaya “karşı ablukayla” karşılık vereceklerini duyurmuştu.
