Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont’un ev sahipliğinde, Institut Français iş birliğiyle hazırlanan sergi, Bitter Medya Kurucusu Levent Çelikay ile Tin Medya Kurucusu Muhammed Murat Arslan organizasyonunda Fransa Büyükelçiliği’nde sanatseverlerle buluştu.
Çelebi’nin kaleme aldığı Sefaretname’de yer alan gözlemler, yapay zeka destekli dijital sanat teknikleriyle yeniden yorumlandı. Üretim sürecinde döneme ait gravürler, teknik çizimler ve resimlerin referans alındığı veri seti üzerinden görseller tasarlandı.

“BU SERGİ YAPAY ZEKANIN BİR SINAMAYA TABİ TUTULMASIDIR”
Büyükelçi Dumont, projenin, 18. yüzyıl ile yapay zeka çağı arasında bir diyalog kurmayı amaçladığını aktardı.
Dumont, başlangıçta bazı tereddütlerinin olduğunu belirterek, “Bu sergi sürekli gelişen teknolojiye körü körüne bir övgü niteliğinde değildir. Bilakis yapay zekanın bir sınamaya tabi tutulmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Eserlerin bir üretken modelden hazır biçimde ortaya çıkmadığını ifade eden Dumont, “Bunlar ciddi bir tarihsel tasrih sürecinden geçmiştir. Yapay zeka yüksek hesaplama gücüne rağmen pek çok tarihsel tutarsızlık üretmiştir.” dedi.
Yapay zekanın sanatsal üretimdeki rolüne ilişkin görüşlerini de paylaşan Dumont, şu ifadeleri kullandı:
“Bu görüntüler her ne kadar çarpıcı olsa da bize hiçbir şeyin sanatçının yerini ikame edemeyeceğini hatırlatmaktadır. Sanatçı yalnızca bir tekniğe hakim olan kişi değildir. İlhamı, ruhu ve bir niyeti taşıyandır. Yapay zeka üslubu taklit edebilir. Ancak ilhamdan yoksundur. Mehmet Efendi’nin Paris operasında yaşadığı hayranlığı deneyimlemiş değildir mesela bu deneyim neredeyse absürt biçimde insanın hala ne derece elzem ve geçilmez olduğunu kanıtlamaktadır.”

300 YILLIK BİR KARŞILAŞMANIN YENİDEN DOĞUŞU
Bitter Medya Kurucusu Levent Çelikay da etkinliğin yalnızca bir sergi olmadığını belirterek, “300 yıllık bir karşılaşmanın yeniden doğuşuna tanıklık etmek için bir aradayız.” ifadesini kullandı.
Çelikay, başta Büyükelçi Dumont olmak üzere programda emeği geçen isimlere teşekkür ederek, yalnızca anıları kaydeden bir mecra olmadıklarını ifade etti.
Farklı kültürlerin, fikirlerin ve zamanların kesiştiği karşılaşmaların hikayesini anlatan bir bakış açısını temsil ettiklerinin altını çizen Çelikay, “Geçmişle bugünün, sanatla teknolojinin ve iki kültürün aynı zeminde buluştuğu özel bir anı temsil ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.






