Macron’un eşi Trump’ın dilinde


ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un özel hayatına yönelik sözleri iki ülke arasında gerilimi artırdı. Macron, isim vermeden Trump’ın ifadelerini “seviyesiz” olarak nitelendirdi ve savaş ortamında bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Fransa’da hem iktidar hem muhalefet Trump’a tepki gösterirken, tartışmanın Macron’a siyasi destek sağladığı değerlendiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eşiyle yaşadığı bir olayı yeniden gündeme taşıdı. Trump, Macron için “Eşinden yediği kroşenin hâlâ etkisi altında” ifadelerini kullandı.

CNN Türk Paris Temsilcisi Arzu Çakır Morin, Macron’un açıklamalarını aktardı:

“Macron, Trump’a yanıt verdi Macron. Macron, Japonya ve Kuzey Güney Kore gezisindeydi. Bu sabah Güney Kore’ye geçmişti. Kore’de geniş bir meydandan bu eleştirilere yanıt verdi. Trump adını hiç kullanmadı. Fakat ‘Bu tür sözleri duydum. Bu sözler ne elegant ne nazik sözler ne de durumun seviyenin gösterdiği durumun yani durumun ciddiyetinin seviyesinde’ dedi. Seviyesizlikle açıkçası suçladığı Donald Trump’a isim vermeden şöyle söyledi: ‘Savaştan söz ediyoruz. İnsanlar ölüyor ve siz neden söz ediyorsunuz? Bu savaşın bizim ekonomimiz üzerindeki etkileri var. Bütün dünya bu savaştan etkileniyor. Fakat bir siyasi sorumlu ne elegant ne de duruma seviyeli cümleler kullanıyor. Hepimiz hakkında, hepimizi ilgilendiren konularda her gün konuşuyor. Yeter artık. Her gün konuşulmaz. Bu durmalı ve olayın ciddiyetine uygun bir pozisyon alınmalı. Tansiyon düşürülmeli. Bizim tavrımız İran’da çok net, başından beri böyleydi. Buna niye şaşırıyor? Bunu da anlamıyorum. Bu bütün Avrupa’nın tavrı. Aynı zamanda biz bir an evvel ateşkes ilan edilmesini istiyoruz. Eğer bizim Hürmüz’de ya da İran’daki çatışmayla ilgili bir adım atmamız bekleniyorsa ateşkes ilan edilecek. İnsanlar masaya çağrılacak ve masada bu iş konuşulacak. Fransa’nın ve Avrupa’nın genelde tavrı budur ve bu tavırda değişmeyecek’ dedi.”

Morin, Trump’ın sözlerinin dayandığı görüntülere ilişkin detayları paylaştı:

“NATO ile ilgili sözlerine de değindi. Trump, NATO’dan çıkma tehdidinde bulunmuştu. Macron’un uçaktan inerken görüntüsü çok konuşulmuştu. Bu görüntüler Vietnam dönüşüydü. Uçaktan inerken Macron genel olarak halkı ya da kameraları selamladı. Merdivenden iniş sahnesinde, ondan önce eşinin sağ yanağından kendisini ittiğini görmüştük. O zaman çok konuşmuştuk bu görüntüleri. Belki de çiftler arasında bir tartışma söz konusuydu. Ama Macron bunu şöyle açıklamıştı: ‘Bir sıkıntı yok. Biz kendi aramızda sadece şakalaşıyorduk’ diyerek durumu açıklamıştı. Ancak bu görüntüler tüm dünyada yayılmıştı. Şimdi neden İran savaşı ile bağlantılandırılıyor? Fransa’da bu tamamıyla belden aşağı vuruş olarak nitelendirildi.”

Morin, Fransa’daki siyasi ve toplumsal tepkileri aktardı:

“Macron’u en çok eleştiren Boyun Eğmeyen Fransa Partisi bile bu sabah Macron’u savundu. ‘Bunlar özel yaşamı ilgilendiren konular. Bu kadar ciddi, insanların öldüğü bir savaştan söz edilirken, her gün bombalar insanların tepesine yağarken böyle bir seviye kabul edilemez.’ dedi. Radikal sol parti temsilcisi Manuel Bompard da benzer ifadeler kullandı. Meclis Başkanı da bu söylemleri reddetti. ‘Böyle bir seviye kabul edilemez’ dedi. Bu davranış Trump’ın açıklaması Macron’a oy kaybettirmez, oy kazandırır. Trump her belden aşağı vurduğunda Fransızlar öfke duyuyor ve ‘Böyle bir lider Amerika’yı nasıl yönetiyor?’ sorusu soruluyor. Trump Fransa’ya konuşmuyor, kendi seçmeni olan ‘Make America Great Again’ kitlesine konuşuyor. Fransa daha çok demokratların sevdiği bir ülke olarak görülüyor. Dolayısıyla bu mesajlar kendi seçmenine veriliyor. Tüm medya şunda birleşiyor: Trump kaybediyor ve kaybettikçe suçu başkalarına atmaya çalışıyor. Le Figaro bile bugün bu yönde manşet attı. Bu tartışma Fransa’da Macron’a destek getirdi diyebiliriz.”

Morin, Macron’un NATO konusundaki değerlendirmelerini de aktardı:

“NATO ile ilgili ise bunun NATO’yu güçlendireceğini, zayıflatmayacağını söyledi. NATO’dan çekilme gibi konuların bir gün farklı, ertesi gün farklı açıklamalarla ele alınamayacağını vurguladı. Bunun çok ciddi bir konu olduğunu, gerekli görüşmelerin yapılması gerektiğini belirtti. ‘Bu bir şov değil’ dedi. Ciddi olmak lazım, bu tür açıklamalara son verilmesi gerektiğini ifade etti. İsim vermeden Amerikan Başkanı Trump’ı bu konuda da uyardı. ‘Gelin konuşalım, bunlar masada konuşulacak işler’ dedi.”

Dünya