Kanada Başbakanı Mark Carney, Liberal Parti kongresinde yaptığı konuşmayla sadece ülkesini değil, tüm dünyayı ayağa kaldırdı. ABD ile kurulan o “ayrılmaz” bağların artık bir yük haline geldiğini itiraf eden Carney, uluslararası düzenin “çatırdadığını” değil, resmen “çöktüğünü” ilan etti. Artık Kanada için adeta nostalji bitti, gerçekler başladı.

“NOSTALJİ KARIN DOYURMUYOR”
Carney, geçmişin güzel günlerine takılıp kalanlara resmen meydan okudu. “Bazıları hala eski düzenin geri gelmesini bekliyor ama boşuna beklemeyin” diyen Başbakan, umudun bir plan, nostaljinin ise bir strateji olmadığını hatırlattı.

ORDUNUN PARASI ABD’YE GİTMEYECEK!
Halkın vergilerinin nereye gittiğini sorgulayan Carney, “Ordumuzun harcadığı her doların 70 sentini ABD’ye gönderdiğimiz o günler artık tarih oldu” diyen Başbakan, Kanada’nın artık kendi başının çaresine bakacağını ve parayı içeride tutacağını ilan etti.

PEKİ BU TEPKİNİN ARKASINDA NE VAR?
Aslında mesele üç beş ticaret anlaşması değil, iplerin tamamen kopması. ABD Başkanı Donald Trump’ın “NATO’dan çıkarım, hepiniz başınızın çaresine bakın” diye yaptığı konuşma, sadece Avrupa’yı değil, burnunun dibindeki Kanada’yı bile canından bezdirdi. Kanada Başbakanı Carney de bu duruma tepki gösterek, “Buraya kadar!” dedi.
Mearsheimer’ın o meşhur lafını hatırlatmak isterim; “ABD dış politikası artık iflasın eşiğinde” diyordu ya, işte Carney’nin “Dersimizi aldık” feryadı bu iflasın resmen mahkeme ilamı gibi.
Düşünsenize; dünya bir yanda yakıt kriziyle boğuşuyor, öte yanda lojistik kan ağlıyor. Kanada gibi bugüne kadar “Washington ne derse o” diyen bir dev bile adeta “Gider başka kapıda ticaret ararım” noktasına geldiyse dünyayı yeni bir döneme geçiş yapıyor diyebiliriz.
