Kuzey Kutbu’na yakın mesafede, Norveç’e bağlı bir takımada olan Svalbard, dünyadaki pek çok ülkeden farklı olarak sunduğu “vizesiz yerleşim ve çalışma” imkanıyla dikkat çekiyor. 1920 yılında imzalanan Svalbard Antlaşması kapsamında, Türkiye’nin de dahil olduğu 40’tan fazla taraf ülke vatandaşı, bölgeye herhangi bir oturum veya çalışma izni almadan yerleşme hakkına sahip.
Avrupa iş piyasasına girmek isteyen pek çok profesyonel için Svalbard, standart göçmenlik bürokrasisinden muaf bir erişim yolu sunuyor ancak bu “açık kapı” politikası, bölgenin kendine has sert gerçeklerini de beraberinde getiriyor. Takımadanın merkezi olan Longyearbyen’e yerleşmek için yasal bir engel bulunmasa da kişinin burada tutunabilmesi için iş bulması ve bölgenin ekstrem yaşam koşullarına uyum sağlaması gerekiyor.
İSTİHDAM ALANLARI VE ÇALIŞMA ŞARTLARI
Svalbard ekonomisi dar ama uzmanlaşmış bir yapıya sahip. Bölgede en aktif iş alanları şu şekilde sıralandı:
Kutup keşif gezileri, otelcilik ve rehberlik hizmetleri.
Uluslararası araştırma istasyonlarındaki teknik ve akademik kadrolar.
Yerel halkın ihtiyacı olan sağlık, eğitim ve belediye hizmetleri.
Bölgede Norveç çalışma standartları uygulandığı için maaşlar Avrupa ortalamasının üzerinde seyrediyor. Birçok iş sözleşmesi, yüksek yaşam maliyetlerini dengelemek adına konaklama desteğini de kapsıyor.
TÜRK VATANDAŞLARI İÇİN VİZE AYRINTISI
Svalbard her ne kadar vize istemese de coğrafi konumu gereği ulaşım genellikle Norveç anakarası üzerinden sağlanıyor. Norveç bir Schengen bölgesi olduğu için Türk vatandaşlarının gidiş ve dönüş yolculuklarında sorun yaşamaması adına “çok girişli Schengen vizesi” almaları gerekiyor. Doğrudan Svalbard’a ulaşan bir uçuş rotası bulunmadığı sürece bu vize şartı fiilen geçerliliğini koruyor.
BAZI ZORLUKLARI DA MEVCUT
Adayların göz önünde bulundurması gereken en büyük zorluk ise Arktik iklimi. Kış aylarında eksi 40 dereceye kadar düşen sıcaklıklar ve aylar süren “kutup gecesi” (sürekli karanlık), fiziksel ve psikolojik bir hazırlık gerektiriyor. Ayrıca, her şeyin ithal edildiği adada yaşam maliyetlerinin yüksek olması, önceden planlanmış bir iş sözleşmesi olmadan bölgeye gitmeyi yüksek bir risk haline getiriyor.
