Atık metaller genç heykeltıraşın elinde sanat eserine dönüşüyor


Eskişehir‘de 29 yaşındaki heykeltıraş Büşra Kara, atölyesinde atık metalleri sanatsal dokunuşlarla geri dönüştürerek hem estetik hem de günlük hayatta kullanılabilen işlevsel eserler üretiyor.

Samsunlu olan Kara, lise yıllarında bir öğretmeninin verdiği eğitimle heykel sanatına ilgi duydu.

Kendisini bu alanda geliştirmeye karar veren Kara, 2016’da Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünü kazandı. Kara, 2020’de lisans eğitimini tamamlayarak, profesyonel sanat hayatına adım attı.

Eskişehir’deki atölyesinde metal plakaları bükerek ve kaynak yaparak çalışan Kara, atık materyalleri “ileri dönüşüm” felsefesiyle ele alıp, metalin sert yüzünü doğaya duyarlı, estetik ve işlevsel formlara dönüştürüyor.

Büşra Kara, AA muhabirine, lisans eğitimi sürecinde tüm temel teknikleri deneyimlediğini söyledi.

Heykel sanatındaki tercihini sürdürülebilir olmasından dolayı metale yönelttiğini belirten Kara, çalışmalarında kullandığı malzemeleri temin etmek için genellikle sanayi sitelerini tercih ettiğini anlattı.

Kara, metalle çalışmanın birçok avantajının bulunduğunu ifade ederek, heykeltıraşlığın yanı sıra mesleki yeterlilik belgesiyle kaynakçılık alanında da yetkinlik kazandığını dile getirdi.

Üretim sürecinde kendine has yöntemine değinen Kara, şöyle devam etti:

“Tasarımlarımı bazen 7 ay önceden hazırlarım ve o süre zarfında zihnimde demlerim, defalarca kurgularım. Uygulama aşamasına geçtiğimde ise tasarıma katı bir şekilde bağlı kalmak yerine kendimi sürece bırakırım. Malzemenin bana nasıl yön verdiğine göre ilerleyerek rastlantısal sonuçlar elde ederim. Bu rastlantısallık bana kendimi daha iyi hissettiriyor. Eserin başlangıcı ile bitişi arasında büyük farklılıklar oluyor.”

Kara, metalin ağırlığının ve işleme süreçlerinin zaman zaman güçlük yarattığını belirterek, teknik bilgisi sayesinde süreci daha kolay yönettiğini vurguladı.

“Metal, erişilebilir olması sebebiyle sürdürülebilir sanat için avantajlı malzeme”

Sanatta sürdürülebilirliğin ve işlevselliğin önemine dikkati çeken Kara, şunları söyledi:

“Metal, erişilebilir olması sebebiyle sürdürülebilir sanat için oldukça avantajlı bir malzeme. Yeni malzeme almak yerine atıkları değerlendirmeyi veya hurdacılardan temin ettiğimiz eski parçaları kullanmayı tercih ediyoruz. ‘Birimden bütüne’ ilerlediğimiz süreçte, endüstriyel malzemenin sunduğu imkanlarla çok daha konforlu bir üretim alanı oluşturabiliyoruz. Daha önceki dönemlerde figüratif işler üretirken, şimdilerde tasarımlarımı işlevselliğe yöneltiyorum. Örneğin, şu an üzerinde çalıştığım heykel aynı zamanda ev girişinde sehpa olarak kullanılabiliyor, mobilyalarla bütünleşik tasarımlara odaklanıyorum.”

Kara, gününün büyük bölümünü atölyesinde geçirdiğini vurgulayarak, çalışmanın kendisi için adeta terapi olduğunu ve çoğu zaman atölyeden çıkmak istemediğini kaydetti.

Daha önce birçok karma sergiye, yarışmalara, sempozyumlara katıldığını belirten Kara, “Polonya’daki Erasmus deneyimimde kültürlerarası etkileşimden kaynaklı çok şey öğrendim. İnsanların eserlerime karşı dönüşleri çok güzel. Şu an renklerle daha pozitif dönüşler alıyorum.” dedi.

Kara, yaklaşık 15 karma sergiye katıldığını anlatarak, gelecekte kişisel sergi açmayı ve yurt dışındaki müzelerde eserlerini sergilemeyi hedeflediğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA / Zehra Ongan