İran, Lübnan’daki durumu ABD ile yürüttüğü müzakerelerin bir parçası haline getirerek bölgedeki vekil gücü Hizbullah’a destek sağlamayı başardı. Trump yönetimi ise İran’la diplomatik sürecin ilerleyebilmesi için İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini sınırlaması gerektiğini kabul ediyor.
İsrailli yetkililer, yeni düzenlemelerin ABD ve İsrail’in son aylarda Hizbullah’ı zayıflatmak ve İran’ın Lübnan üzerindeki etkisini azaltmak için yürüttüğü çabaları boşa çıkarabileceğinden endişe ediyor.
Tel Aviv yönetimi ayrıca Lübnan topraklarında düzenlemek istediği her saldırı sonrasında Washington’dan tepki görebileceğinden ya da Hizbullah tehdidi sürerken Trump’ın güney Lübnan’dan çekilmesi yönünde baskı yapabileceğinden kaygı duyuyor.
ANLAŞMADA NELER VAR?
ABD ile İran arasında imzalanan anlaşma, iki ülke ile müttefiklerinin tüm düşmanca faaliyetlere son vermesini öngörüyor. Buna Lübnan da dahil. Taraflar ayrıca ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasını taahhüt ediyor. İsrail’in güney Lübnan’daki varlığı ise bu egemenliğe zarar veren unsurlardan biri olarak görülüyor.
İSRAİL’İN İTİRAZI NE?
İsrailli kaynaklar, Lübnan konusunda ABD ile İran arasında yapılan yeni düzenlemelerin, 2024 yılında Netanyahu hükümeti ile Biden yönetimi arasında sağlanan ve daha sonra göreve gelecek Trump ekibinin de destek verdiği mutabakatları zayıflattığını savunuyor.
Kasım 2024’te Biden yönetiminin arabuluculuğunda yapılan Lübnan ateşkes anlaşması kapsamında İsrail, Hizbullah’tan kaynaklanan hem yakın hem de ortaya çıkmakta olan tehditlere karşı harekete geçme hakkını elinde tutuyordu. Ancak yeni şartlarda İsrail’in hareket alanının yalnızca “yakın ve acil tehditlerle” sınırlanabileceği değerlendiriliyor.
Önceki ateşkes izleme mekanizmasında İsrail, Lübnan, ABD ve Fransa yer alırken, yeni yapıda İsrail doğrudan taraf değil. Buna karşılık İran sürece dahil edilmiş durumda.
Ayrıca Biden dönemindeki mekanizma, Hizbullah’ın güney Lübnan’daki askeri altyapısının tasfiyesine odaklanırken, yeni sistem daha çok İsrail ordusu ile Hizbullah arasında çatışmaların tırmanmasını önlemeyi hedefliyor.
Axios’a konuşan İsrailli kaynak, Benjamin Netanyahu’nun ABD-İran anlaşmasının nükleer boyutundan da rahatsız olduğunu ancak şu anda en büyük endişesinin Lübnan maddeleri olduğunu söyledi.
Bunun nedenlerinden biri, Hizbullah’a karşı yürütülen operasyonların ekim ayında yapılacak seçimler öncesinde İsrail iç siyasetinde büyük önem taşıması.
Aynı kaynak, Netanyahu’nun son günlerde hükümetten ayrılmış olmasına rağmen yakın müttefiki Ron Dermer’den, Trump ekibiyle olan ilişkilerini kullanarak Lübnan konusunda ABD-İran görüşmelerini etkilemeye çalışmasını istediğini öne sürdü.
Kaynağa göre Dermer’in girişimleri, Trump’ın sosyal medya platformunda İran’ı Hizbullah’ı dizginlememesi halinde vurmakla tehdit ettiği paylaşımın yapılmasında etkili oldu.
