Avrupa ve ABD pazarının yoğun avokado talebini karşılamak adına Şili’nin Valparaíso bölgesinde genişletilen Hass avokado plantasyonları, ülkeyi tarımsal üretim ve su güvenliği tartışmalarının merkez üssü haline getirdi.
On yılı aşkın süredir devam eden ve son 700 yılın en şiddetlisi olarak kayıtlara geçen mega kuraklık, yüksek su tüketimiyle bilinen avokado yetiştiriciliğiyle birleşince Petorca havzasındaki su kaynaklarını tamamen tüketti.
Eskiden gür nehirlerin aktığı bölgede bugün sadece kuruyan nehir yatakları, toz ve kayalar kalırken, bir kilogram avokado üretimi için ortalama bin litre su harcanması bölgedeki ekolojik baskıyı geri dönülemez bir boyuta taşıdı.
HALK SU KITLIĞI İLE KARŞI KARŞIYA
Şili Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü ve bağımsız bilimsel araştırmalar, krizin temelinde iklim koşullarının yanı sıra su kaynaklarının yönetim modelindeki adaletsizliğin de yattığına dikkat çekiyor. Ülkede bireylere ve büyük şirketlere su kullanım hakkını süresiz ve ücretsiz devreden piyasa odaklı Su Kanunu, denetim yetersizlikleriyle birleşince yasadışı su çekimlerini artırdı ve bölgedeki eşitsizliği derinleştirdi.
Su kaynaklarının öncelikli olarak ihracat tarımına tahsis edilmesi nedeniyle yerel halk ve küçük çiftçiler ciddi bir içme suyu kıtlığıyla karşı karşıya kaldı.
Gelinen noktada Petorca belediyesi nüfusunun yüzde 20’sinden fazlası, devlet tarafından sağlanan ve kalitesi tartışmalı olan tanker sularına bağımlı hale geldi. Küçük üreticilerin geçim kaynaklarını yitirdiği, kırsal yaşamın rutinlerinin değiştiği bölge; küresel gıda talebi, su hakları eşitsizliği ve sürdürülemez tarım politikalarının yarattığı toplumsal krizin uluslararası sembolü olarak gösteriliyor.
