ABD ve İran arasında Orta Doğu’daki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereleri yürütülen anlaşma kapsamında serbest bırakılacak varlıklara dair Washington ile Tahran’dan çelişkili açıklamalar geliyor. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Ali Bahreini, serbest bırakılacak dondurulmuş varlıkların nasıl kullanılacağına yalnızca Tahran’ın karar vereceğini belirterek ABD’den gelen açıklamaları yalanladı.
İran devlet medyasında yer alan haberlere göre, müzakereleri devam eden anlaşmanın bir parçası olarak Washington, İran’ın dondurulmuş 12 milyar dolarlık fonunu serbest bırakmayı ve İran petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak askıya almayı kabul etti.
Buna karşın ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, pazartesi günü yaptığı açıklamada, anlaşma kapsamında İran varlıklarının henüz serbest bırakılmadığını belirterek, bu fonların serbest bırakılması halinde soya fasulyesi gibi ABD ürünlerinin satın alınmasında kullanılabileceğini ve “terörün finansmanına” aktarılmayacağını ifade etmişti.
“Kararı yalnızca İran verir”
Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan İran’ın BM Daimi Temsilcisi Ali Bahreini, ABD’nin bu iddialarını şu sözlerle reddetti:
“Bu varlıklarla ne yapacağına karar verecek tek ülke İran’dır.”
Bahreini, Washington’un bu konuda herhangi bir rol üstlenebileceği yönündeki iddiaları da reddetti.
İsrail ordusunun ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye vilayetinde düzenlediği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
İsrail, Lübnan’daki ateşkese ve Lübnan’ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılar düzenledi.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, Yukarı Nebatiye beldesinin Deyr Mahallesi’nde yol açma çalışmaları sırasında iş makinesinin yakınında bulunan kişilere İsrail askerleri tarafından ateş açıldı.
Saldırıda 1 kişi yaşamını yitirirken, 2 kişi yaralandı.
Öte yandan, İsrail askerlerinin güneydeki Hadasa beldesinde de Lübnan ordusunun eşlik ettiği bir cenaze defin işlemi sırasında mezarlığa giden kişilere ateş açtığı bildirildi.
İsrail’e ait bir insansız hava aracı ise Nebatiye’ye bağlı Kefertebnit beldesine ses bombası attı.
İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı yönündeki iddialar hakkında, “Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil.” dedi.
Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı yönündeki iddialar hakkında, “Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil. Ülkenin faydasına nasıl olursa o yönde kullanılacak.” ifadelerini kullandı.
Bekayi, İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmelerde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi ile bir araya gelmediklerini ve UAEA’nın, ABD-İsrail saldırılarında zarar gören nükleer santrallerinde denetim başlatması yönünde bir program olmadığını belirtti.
Bekayi ayrıca, ABD’nin mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde İran’ın da tek taraflı olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini vurguladı.
Nükleer meseleler ve yaptırımların kaldırılması konusunda müzakerelere başlanması için mutabakat zaptındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Bekayi, “İran’ın savunma kapasitesi ve füze programı hiçbir şekilde görüşmelerde konuşulmadı ve hiçbir zaman müzakere konusu olmayacak.” diye konuştu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının uygulanmasının bölgesel sorunların azaltılmasına ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirterek, Türkiye, Pakistan, Katar ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleriyle ilişkilerin daha da genişletilmesine öncelik verdiklerini ifade etti.
İran devlet televizyonunun haberine göre Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile müzakere sürecinin arabulucusu Pakistan’ın Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’in daveti üzerine Pakistan’a gitti.
Pakistan’a hareketinden önce açıklamalarda bulunan Pezeşkiyan, Pakistanlı yetkililerin ABD ile diplomasi sürecinde önemli rol oynadığını belirterek, “Bugün başlayan bu gezi, Pakistan hükümetinin desteğini takdir etmenin yanı sıra, mutabakat zaptının tüm maddelerinin uluslararası hukuk çerçevesinde ve İran halkının hak ve özgürlükleri çerçevesinde uygulanmasını ve imzalananların tam olarak işler hale gelmesini gerektiren bir yolu izlemeyi amaçlamaktadır.” diye konuştu.
ABD ile imzalanan mutabakatın eksiksiz uygulanmasını istediklerini belirten Pezeşkiyan, “Bu mutabakat zaptının uygulanmasıyla bölgedeki birçok sorun azalabilir. Siyonist rejimin (İsrail), İslam ülkelerine karşı haksız savaşları ve saldırganlıkları devam ederken bölgesel istikrar ve güvenliğin güçlendirilmesinin yolu da açılacaktır.” dedi.
Pakistan ziyaretinde ticaret, ekonomi, kültür, güvenlik, askeri alanların yanı sıra barış ve güvenlik konularında ortak görüşmeler ve istişareler yapacaklarını aktaran Pezeşkiyan, “İran ile Pakistan ve Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer ülkeler dahil, İslam ülkeleriyle daha da genişleyen ilişkiler, Devrim Rehberi’nin (İran lideri Mücteba Hamaney) vurguladığı yaklaşıma uygun olarak sürdürülmekte ve hükümetin gündeminde öncelikli bir konudur.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Oval Ofis’te düzenlenen bir imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump, İran’ın ABD üzerinde herhangi bir koz sahibi olup olmadığı sorusuna cevap veren Trump, “Donanmaları gitti, hava kuvvetleri gitti, liderleri öldü, ekonomileri çöktü” ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nın açık tutulduğunu söyleyen Trump, “İki önemli sonuç elde ettik. Birincisi Boğaz açık ve açık kalacak. İkincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak. Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrole sahibiz. Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım” diye konuştu.
ABD’li bir yetkili, Lübnan’daki ateşkesi ve “çatışma” durumunu izlemek için ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bir “mekanizma” başlattığını ifade etti.
Yetkili, CENTCOM’un Lübnan’daki “çatışma durumunu eş zamanlı incelemek üzere izleme mekanizması” başlattığını belirterek amaçlarının “şiddetin sona ermesi” olduğunu aktardı.
Bu adımın, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile telefon görüşmeleri sonrası atıldığını kaydeden yetkili, “İsrail ve Lübnan’ın iki egemen devlet olarak görüşmesini ve barış ile güvenlik için bir yol bulmalarını sağlıyoruz. Görüşmeler, iki ülke arasında kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerlemeye devam edecek.” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına rağmen, Lübnan’ın güneyinde “güvenli bölge” olarak adlandırdıkları şeridi işgal etmeye devam edeceklerini belirtti.
Yapılan açıklamada, İsrail ordusunun, askerlerine ve vatandaşlarına yönelik her türlü tehdidi engellemek, terör altyapısını yok etmek ve Lübnan’ın güneyindeki “güvenli bölgedeki” varlığını korumak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceği kaydedildi.
