Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Hürmüz Boğazı’nda devam eden krizden ABD Başkanı Donald Trump’ı sorumlu tuttu. Pistorius, kamu yayıncısı ARD’ye yaptığı açıklamada, “Sonuçta Trump, Hürmüz Boğazı’na tıpayı tıkadı. Ancak onu tekrar çıkarmak bizim çıkarımızadır.” dedi. Almanya Savunma Bakanı, İsviçre’de ABD ile İran arasında başlayan müzakerelerin kalıcı ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağının henüz bilinmediğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’nda olası bir müdahalenin ön şartlarından birinin ateşkes olduğunu vurgulayan Pistorius, ikinci temel şartın da Almanya Federal Meclisinden yetki alınması ve bunun uluslararası bir çerçeveye dayanması olduğunu dile getirdi. Pistorius, Meclisin yaz tatili öncesinde bir karar alıp almayacağının “tamamen belirsiz” olduğunu belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile olan ilişkilere, denetim anlaşmaları kapsamındaki taahhütler doğrultusunda devam edeceğini söyledi. İran resmi haber ajansı IRNA’nın haberine göre, Bekayi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, İran tarafının UAEA müfettişlerini yeniden davet etmeyi onayladığına ve UAEA’nın İran’da denetimlere başlayacağı yönündeki açıklamalarına cevap verdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin “uzun bir süre boyunca” kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğini öne sürdü.
Trump, sosyal medya hesabından İran ile devam eden müzakerelerde yer alan nükleer silah geliştirme konusuna yönelik açıklamada bulundu.
ABD Başkanı açıklamasında, “Herkes, İran’ın gelecekte uzun bir süre boyunca ‘nükleer dürüstlük’ sağlamak amacıyla kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğinin gayet iyi farkında.” ifadesine yer verdi.
ABD ile İran heyetleri arasında İsviçre’nin Buergenstock bölgesindeki görüşmeler devam ederken, daha önce imzalanan mutabakat zaptındaki maddelerin detaylarının netleştirilmesi bekleniyor.
İran ile hafta sonu gerçekleştirilen müzakerelerde oldukça iyi ilerleme kaydettiklerini belirten ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “başarılı nihai anlaşma” için iyi bir temel attıklarını ifade etmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yapılan müzakereler sonrasındaki ilk açıklamasında ülke içinde ayrışmaya yol açacak mesajlardan kaçınılması konusunda uyardı.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, Pezeşkiyan, başkent Tahran’daki Liderler Konferans Salonu’nda Ulusal Esnaf Günü münasebetiyle hitap etti.
Pezeşkiyan, dün İsviçre’de ABD ile yapılan müzakerelere taviz vermeden gittiklerini belirtti.
Ülke içerisinde ABD ile müzakere sürecine karşı yapılan eleştirilere dikkati çeken İran Cumhurbaşkanı, “Ayrışma ve bölünmeye yol açacak her mesaj, düşmanın değirmenine su taşımaktır. Bugüne kadar böylesine bir uzlaşı ortamı hiç oluşmamıştı.” dedi.
Müzakerelerde karşı tarafın İran’ın haklarını görmezden gelmesi durumunda geri adım atmayacaklarını dile getiren Pezeşkiyan, bu süreçte İran’ın isteği üzerine ABD’nin Lübnan’da geri adım attığını ve bazı olumlu gelişmelerin yaşandığını söyledi.

JD Vance, İsviçre’deki görüşmelerde 4 başlıkta ABD açısından “başarılı sonuç” elde ettiklerini açıkladı:
-Hürmüz’ü açık tutmak için mekanizma
– Ateşkeste bölgede çatışmaların önlenmesine yönelik mekanizma (Lübnan-İsrail örneği için diyalogların sürmesi)
-İranlı yetkililer, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini ülkelerine davet etmeyi kabul etti.
-Teknik müzakerelerin sürmesi için gerekli yapı
Vance ayrıca, görüşmelerin bir sonraki temaslar için “iyi bir zemin oluşturduğunu” belirterek, teknik görüşmelerin haftalar süreceğini söyledi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin egemen bir devlet olduğunu belirterek, savaşın sona erdirilmesine yönelik her türlü desteği memnuniyetle karşıladıklarını ancak iç işlerine müdahaleyi kabul etmediklerini belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, “Rum Katolik Birliği” heyetini kabul etti.
Görüşmede konuşan Avn, savaşın sona erdirilmesine katkı sağlayacak her türlü yardıma açık olduklarını dile getirerek “Yardım ile iç işlerine müdahale arasında ayrım yapıyoruz. Biz egemen bir ülkeyiz ve bizim adımıza hiç kimse müzakere yürütemez.” ifadelerini kullandı.
Devletin tüm vatandaşların güvencesi olduğunu vurgulayan Avn, “mezheplerin değil devletin” herkesi koruduğunu savundu.
Avn, tüm Lübnanlıları temsil eden güçlü ve tek bir devletin dışında başka bir seçenek bulunmadığını, bu hedef doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Siyasi rekabetin doğal ve meşru olduğunu dile getiren Avn, bunun devlet kurumlarının işleyişini engelleyecek bir araca dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Avn, fikir ayrılığının demokratik bir hak olduğuna işaret ederek, “Farklı düşüncelere sahip olmak kutsaldır ancak özellikle ülkenin içinden geçtiği mevcut koşullarda Lübnanlılar arasında ayrışmaya izin verilmemelidir.” ifadelerini kullandı.
Yolsuzlukla mücadelenin temel şartlarına da değinen Avn, yolsuzluğun ortadan kaldırılmasının en etkili yolunun elektronik devlet uygulamalarının yaygınlaştırılması ile etkin ve bağımsız bir yargı sisteminin oluşturulması olduğunu belirtti.

İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve ateşkes
İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan tarafı bu ateşkesin kalıcı hale gelmesini ve İsrail’in işgal ettiği alanlardan çekilmesini talep ediyor.
Öte yandan İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Taraflar mutabakatta Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın son bulmasının yer aldığını vurguladı.
İran’ın, ABD ile imzaladığı mutabakat zaptına ilişkin İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmelerde varılan uzlaşı üzerine Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği bildirilmişti.
İran Yargı Erki Sözcüsü Asgar Cihangir, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattı saldırıda toplam 3 bin 519 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
iran resmi haber ajansı İRNA’ya göre Cihangir, başkent Tahran’da düzenlediği Yargı Erkinin haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattı saldırıda toplam 3 bin 519 kişinin yaşamını yitirdiğini aktaran Cihangir, hayatını kaybedenlerden 3 bin 2’sinin erkek, 517’sinin ise kadın olduğunu paylaştı.
Cihangir, patlamalara bağlı olarak hayatını kaybedenlerin birçoğunun vücut bütünlüğünün bozulduğunu ve konuyla ilgili yoğun çaba sarf edilerek cenazelerin ailelere teslim edildiğini dile getirdi.
İran makamları daha önce ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarında ölenlerin sayısını 3 bin 468 olarak açıklamıştı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD ve Katarlı yetkililerle Lübnan’da ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İsrail’in saldırılarının durdurulması ve bu amaçla bir mekanizma oluşturulması konularını ele aldı.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Avn, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Görüşmelerde Lübnan’da ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İsrail’in saldırılarının durması ve bu kapsamda atılması gereken adımların ele alındığı ifade edildi.
Tarafların ayrıca bu amaç doğrultusunda bir mekanizma oluşturulması ihtimalini değerlendirdiği kaydedildi.
İran’ın, ABD ile imzaladığı mutabakat zaptına ilişkin İsviçre’de gerçekleştirilen görüşmelerde varılan uzlaşı üzerine Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği bildirildi.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansı’nın, İran Müzakere Heyeti’nin açıklamalarına dayanak servis ettiği habere göre, İran, Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci gönderecek.
İran’ın, Lübnan’ın güvenlik denklemine dahil olduğu, Lübnan’daki ateşkesi izlemek için kurulacak yeni mekanizmaya temsilci göndereceği ve aynı zamanda bu mekanizmada İsrail’in yer almayacağı belirtildi.
Bunun yanı sıra haberde, Hürmüz Boğazı üzerindeki geçişleri güvenli hale getirecek bir mekanizma kurulması kararının da “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tescillendiği” değerlendirmesi yapıldı.
Ayrıca haberde, mutabakat zaptında “Lübnan dahil tüm cephelerde saldırıların durdurulması, ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresinde uyguladığı ambargonun kaldırılması, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması” şartlarını içeren 13. Maddesinin uygulanması halinde nükleer meseleler, yaptırımlar ve denetim alanlarında olmak üzere üç ayrı çalışma grubunun görüşmelere başlayacağı paylaşıldı. İran’ın, 13. Madde uygulanmadığı takdirde müzakerelere devam etmeyeceği aktarıldı.
Son olarak haberde, İran ile Katar arasında, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığı dile getirildi.
Öte yandan İran Dışileri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile gerçekleştirilen müzakere görüşmeleri sonrası yaptığı açıklamada, ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini vurgulayarak, İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının da serbest bırakıldığını söylemişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Lübnan’daki çatışmaları önleme amacıyla kurulacak çalışma grubunun gerçek bir test olacağını belirten Arakçi, “Pakistan-Katar ara buluculuğunda Lübnan savaşını sonlandırmak için ilerleme kaydedildi” ifadelerini kullandı.
Arakçi, ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini de kaydederek, “İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmı serbest bırakıldı” açıklamasında bulundu.

Tamamlanan ilk tur müzakeresinin ardından Pakistan ve Katar ortak açıklama yaptı. Açıklamaya göre ABD-İran arasındaki görüşmeler yapıcı bir atmosferde olumlu geçti.
YÜKSEK DÜZEYLİ KOMİTE KURULUYOR
Anlaşmaya göre teknik müzakerelerin sürdürülmesi için bir mekanizma kuruldu. Tarafların, müzakere sürecini siyasi düzeyde denetleyecek bir Yüksek Düzeyli Komite kurulması konusunda anlaştığı ve nükleer, yaptırımlar ile uyuşmazlıkların çözümüne yönelik çalışma gruplarının oluşturulduğu ifade edildi.
TARAFLAR 60 GÜNDE ANLAŞMA HEDEFİ KOYDU
Ortak açıklamada ayrıca, 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaşıldığı ve Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş için taraflar arasında bir iletişim hattı kurulduğu bildirildi.
Petrol satışı için gerekli lisansların verilmesi ve İran varlıklarının serbest bırakılması konuları ele alındı. Bu konularda ilerleme kaydedildi.
“GERGİNLİK AZALTMA BİRİMİ” KURULACAK
Bunun yanında Lübnan’la ilgili askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi için bir “Gerginlik Azaltma Birim” kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı, arabulucu ülkelerin sürecin ilerlemesi için desteğini sürdüreceği aktarıldı.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre İran heyeti, müzakere alanından ayrıldı. İranlı heyet, ABD Başkanı Trump’ın İran’a karşı kullandığı “İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekil güçlerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta bu sefer daha da sert şekilde. Pezeşkiyan ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz.” ifadelerinin ardından müzakere alanını terk etti.
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, “ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz.” demişti.
İSVİÇRE’DE BİR ARAYA GELDİLER
İran ile Amerika masaya oturacak mı? Yoksa İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları anlaşmayı çöpe mi atacak? O soru yanıt buldu. Taraflar, İsviçre’de bir araya geldi.
İLK KEZ AYNI SALONDALAR
Cuma günü görüşmesi beklenen heyetler sonunda bir araya geldi. İlk kez aynı salonda savaşın sonlandırılmasını görüştü. Bu tarihi görüşmeye Pakistan ve Katar arabuluculuk etti.

UZLAŞIYA VARILAN KONULARI AÇIKLADI
Amerikan Başkanı Donald Trump’ın sağ kolu, Başkan Yardımcısı JD Vance, Hürmüz Boğazı’nın açıldığını ve nükleer program konusunda Tahran ile uzlaşıya varıldığını söyledi.
“VEKİL GÜÇLERİNİ DURDURMAZSA…”
Vance’in barış mesajı ardından Amerikan Başkanı’ysa tehdidini sürdürdü. Trump, “İranlılar Lübnan’daki vekil güçlerini derhal durdurmalı, yoksa İran’a saldırılar devam eder.” dedi.
TAHRAN KIRMIZI ÇİZGİYİ ÇEKTİ
İran lideri Pezeşkiyan’dan da açıklamalar peş peşe geldi. Uranyum zenginleştirmenin Tahran’ın kırmızı çizgisi olduğunu söyledi. “Zorlamaya, baskıya ve aşağılamaya boyun eğmeyeceğiz. Zenginleşme hakkımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Bunu kabul etmek zorundalar.” dedi.
“GERİ ADIM ATMAK ZORUNDA KALDI” MESAJI
Pezeşkiyan, Amerikan Başkanı’na da yüklendi. “Trump geri adım atmak zorunda kaldı.” mesajı verdi. “Amerikan Başkanı eskiden İran’ın koşulsuz teslim olması gerektiğini söylerdi. Şimdi öyle değil. Pozisyonunu 180 derece değiştirdi.” diye konuştu.
“HÜRMÜZ’Ü ELE GEÇİRİRİZ” TEHDİDİ
Bu sözler Trump’ın tepkisini çekti. “Pezeşkiyan sözlerine dikkat ersin.” dedi. Bir kez daha “Hürmüz’ü ele geçiririz.” tehdidini tekrarladı.
