Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde “İlim Yayma Ödülleri” törenine katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan törende açıklamalarda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
Her detayıyla irfan hazinesi, her dizesiyle hikmet nişanesi olan; hem ilmin hem de âlimlerin ve fikir eserini ilmî çalışmalara teksif eden tüm hocalarımıza selamlarımı, saygılarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
“BİZİM İÇİN GURUR VESİLESİDİR”
3 farklı kategoride ödüllerini takdim ettiğimiz hocalarımızın her birine Rabbimden daha nice muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Tabii, büyük ödül sahibi hocamıza ‘Sizi daha önce de tanıyordum’ dedim. Kendisi, bunun dördüncü ödülü olduğunu söyledi. Bu büyük ödülün sahibi olan hocamız aynı zamanda vakıf tarafından da 5 milyonluk ödülle mükâfatlandırıldı. Diğer hocalarımız ise ikişer milyonluk ödüller verildi. Bunlar da bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. Hem yeni hem de nitelikli eserleriyle bir yandan bilim müktesebatımıza katkı yapan, diğer yandan gelecekteki çalışmaların önünü açan ilim erbabımıza şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
“NEDEN BİZİM BİR NOBEL’İMİZ OLMASIN?”
Başvuruları çok titiz bir şekilde değerlendiren sekreteryamıza, bilim ve onur kurulu üyelerimize, teknik uzmanlarımıza, bilimsel hakemlerimize ve vakfımızın mütevelli heyetine aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum. Şunun altını özellikle çizmek zorundayım: İlim Yayma Ödüllerine yönelik teveccüh her programda maşaallah katlanarak artıyor. Bu sene 3 ayrı dalda, 174’ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödüllerinin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını, bu ilim halkasının sınırlarımızı aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim. Neden bizim bir Nobel’imiz olmasın?
Şu hususu da ifade etmekte hassaten fayda görüyorum: İlim Yayma Ödüllerinin amacı, ilk planda elbette iyi eserleri ve eser sahiplerini takdir ve taltif etmektir. Fakat hayata uygulanmayan, insana, sahaya, reel olana dokunmayan, doğru ve etkili kullanılmayan bilginin netice vermediği de bilinen bir hakikattir. İlim Yayma Ödüllerimizi işte bu açıdan son derece başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum.
Geçtiğimiz dönemde ödül alan hocalarımız, hem çalışmalarını İlim Yayma ailesinin destekleriyle uygulamaya dönüştürdüler hem de bilgi ve tecrübelerini gençlerimizle paylaşma imkânı buldular. Bunun için hocalarımıza ve İlim Yayma camiamıza ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum.
“BAZI İSİMLER TARİHTE İZ BIRAKIR”
Kıymetli dostlar; bazı isimler vardır ki hem tarihte iz bırakırlar hem de yaşadıkları hayatla gençliğe örnek olup istikbale yön verirler. Yetiştirdikleri talebelerle, ellerinden tuttukları gençlerle, ülkenin ve milletin hizmetine sundukları eğitim kurumlarıyla, vakıf ve derneklerle onların amel defterleri yeni sevaplarla süslenmek üzere inşallah hep açık kalır. 2007’de dualarla ebediyete uğurladığımız merhum Sabahattin Zaim hocamız işte bu şahsiyetlerden biridir.
Kendisi, hem akademik zeminde hem sosyal hayatta, gerekli imkânlardan yoksun pek çok gencin yetişmesinde önemli rol oynamıştır. Hocamızın yegâne emeli, güzel insan olabilmek ve Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmış güzel insanlar yetiştirebilmekti. Tek tipçi uygulamaların zirveye çıktığı bir dönemde böyle bir gençliğe duyulan ihtiyacı rahmetli hocamız da hissetmiştir. Köklerinden koparılmak istenen bir kuşağın; tarihinden, değerlerinden, inanç ve kültüründen uzaklaştırılmak istenen bir neslin ihyasını her şeyin üstünde ve ötesinde görmüştür.
“GAZZE’DE TOPLU KIYIM POLİTİKASI UYGULANMIŞTIR”
Gazze’de 668 okul binası yani yüzde 80’i İsrail bombalarının hedefi olmuştur. 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu bu saldırılarda tamamen yakılmış, 392 okul da kullanılamaz hâle gelmiştir. 13.500’ü aşkın öğrenci, 830’un üzerinde öğretmen ve eğitim personeli ile 193 bilim insanı ve akademisyen işgal kuvvetleri tarafından şehit edilmiştir. 785.000’den fazla öğrenci eğitim hakkından mahrumdur. Bir defa, bunlar savaşın acımasız sonuçları değildir. Burada bilinçli, kasıtlı, planlı bir toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yoktur.
“BİZ HİÇBİR ZAMAN SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”
Bakın, bunu görmezden gelmek, açık söylüyorum toplu kıyıma ortak olmaktır. Biz hiçbir zaman susmadık bundan sonra da susmayacağız.
Gazze’deki soykırımı dünya seyretti. Biz hiçbir zaman susmadık bundan sonra da susmayacağız.
Dünyanın dört bir yanında, nereye gidersek gidelim, gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız. İşte daha kısa bir süre önce, geçen hafta, biliyorsunuz, Güney Afrika’daydım. Orada da bütün oturumlarda bunları haykırdım, bunları konuştum. Malumunuz, bizim de devreye girmemizle bir ateşkes sağlandı. İsrail, uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal etti. Hamas’ın, İsrail’in provokasyonlarına rağmen ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Bunu memnuniyetle karşılıyoruz.
“İSRAİL’İN BAŞINDAKİ İNSANLIKTAN NASİP ALMAMIŞ BİR KATİLDİR”
Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimize, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz. İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Türkiye olarak, adil ve kalıcı barış için hem ateşkesin muhafazası hem de insani yardımlar noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Elimizdeki konteynırlardan göndermek istiyoruz. İsrail’in başındaki insanlıktan nasibini almamış bir katildir.
İki devletli çözüm politikamızı, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.
Filistin halkıyla uluslararası dayanışma gününde, İsrail saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Rabbimden rahmet niyaz ediyor; milletim adına Filistinli kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum.
