Türkiye savunma sanayisinde önemli bir aşamayı daha geride bıraktı.
Bayraktar KIZILELMA’nın akıllı filo otonomisi kabiliyetine yönelik gerçekleştirilen test uçuşunda, dünya havacılık tarihinde ilk kez iki insansız savaş uçağı otonom şekilde yakın kol uçuşu yapmıştı.
“TÜRKİYE, HAVACILIK TARİHİNDE BİR İLKE İMZA ATTI”
Bu tarihi başarı uluslararası yankı uyandırırken, İsveç merkezli ekonomi ve teknoloji yayınlarından Dagens PS, Türkiye’nin savunma sanayisindeki bu ileri teknoloji hamlesini manşetine taşıdı.
“Türkiye, çığır açan savaş dronuyla havacılık tarihinde bir ilke imza attı” başlığıyla yayımlanan haberde, Türk savunma sanayisinin insansız hava araçları (İHA) alanında ulaştığı seviyeye dikkat çekildi.
OTONOM YAKINKOL UÇUSUNDA YENİ ÇAĞ
Dagens PS’deki haberde “Savunma sanayisinde
yeni bir çağın kapılarını aralayan bu gelişme, dünyada ilk kez iki
insansız savaş uçağının otonom yakın kol uçuşunu başarıyla
tamamlamasıyla gerçekleşti. Türkiye’nin geçtiğimiz günlerde kamuoyuna
açık şekilde gerçekleştirdiği bu gösteri, küresel havacılık çevrelerinde
büyük yankı uyandırdı.” ifadelerine yer verildi.

TEKNİK AYRINTILAR
Haberde uçuşun teknik ayrıntıları şu şekilde sıralandı:
– Tam Otonomi: Uçuş, herhangi bir dış kontrol veya yer istasyonu müdahalesi olmaksızın gerçekleştirildi.
– Yüksek Hız: İnsansız platformlar, yüksek ses altı (subsonik) hızlarda birbirine yakın formasyonda seyretti.
– Hassas Manevra: İki hava aracının yüksek hızlarda birbirine bu
kadar yakın mesafede otonom hareket etmesi, yapay zeka ve uçuş kontrol
sistemlerindeki başarının kanıtı olarak görüldü.

ULUSLARARASI ARENADA BÜYÜK İLGİ
Savunma alanında analizler yayımlayan 45enord, bu teknolojik
başarının Türkiye sınırlarını aşarak dünya genelinde ilgiyle
karşılandığını belirtti.
Uzmanların değerlendirmelerine göre Türkiye’nin
bu hamlesi, otonom havacılık alanındaki gelişim hızının çarpıcı bir
göstergesi niteliğinde.
Askerî uzmanlar, bu tür otonom uçuş kabiliyetlerinin geleceğin harp
doktrinlerini kökten değiştirme potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.
Formasyon hâlinde insansız savaş uçaklarının insan müdahalesi
olmaksızın görev yapabilmesi, modern orduların operasyonel
stratejilerine yeni bir boyut kazandıracak nitelikte görülüyor.