Bir anda her şeye sinirlenmek, normalde takılmayacağı bir söze kırılmak, sebepsiz yere ağlamak istemek ya da kimseyle konuşmak istememek… Regl öncesi dönemde birçok kadın kendisini duygusal olarak çok daha hassas hissediyor. Bazıları bunu “kendim gibi hissetmiyorum” diye tarif ederken, bazıları ise en küçük şeyin bile tahammül edilmez hale geldiğini söylüyor.
Uzmanlara göre bunun nedeni yalnızca ruh hali değil; hormonların beyindeki duygu düzenleme sistemi üzerindeki etkisi de bu değişimde belirleyici olabiliyor.

HORMONLAR BEYNİ DE ETKİLİYOR
Regl öncesi dönemde östrojen ve progesteron seviyelerinde yaşanan değişim yalnızca fiziksel belirtiler oluşturmuyor. Bu dalgalanma aynı zamanda serotonin gibi ruh haliyle bağlantılı kimyasalları da etkileyebiliyor.
Bazı kadınlar bu süreçte kendilerini daha gergin, kırılgan ya da duygusal hissedebiliyor. Özellikle stresli dönemlerde bu etkiler çok daha belirgin hale gelebiliyor.

HER ŞEYİN “FAZLA” GELMESİNİN NEDENİ
Bazı kadınlar regl öncesinde normalde önemsemeyeceği durumlara çok daha yoğun tepki verebildiğini söylüyor. Mesajlara alınmak, yüksek sese tahammül edememek, ani öfke hissetmek ya da durup dururken ağlamak istemek bunların arasında yer alıyor.
Beynin duygu düzenleme sistemi bu dönemde dış uyaranlara karşı daha hassas hale gelebiliyor. Kişiden kişiye değişse de birçok kadın benzer duygusal dalgalanmaları yaşayabiliyor.

BEDENSEL DEĞİŞİM DUYGULARI DA ETKİLİYOR
Regl öncesi dönemde yaşanan değişim yalnızca ruh haliyle sınırlı kalmıyor. Şişkinlik, baş ağrısı, göğüs hassasiyeti, uyku değişimleri, tatlı isteği ve yorgunluk gibi belirtiler de tabloya eşlik edebiliyor. Bedensel rahatsızlıkların artması, duygusal hassasiyetin daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor. Bu yüzden birçok kadın regl yaklaşırken hem fiziksel hem zihinsel olarak daha zorlandığını ifade ediyor.

HER TEPKİ “ABARTI” DEĞİL
Regl öncesi yaşanan ruh hali değişimlerinin küçümsenmesi ya da fazla tepki verme şeklinde yorumlanması birçok kadının kendisini suçlu hissetmesine neden olabiliyor. Bazı kadınlarda hormonal değişimlerin etkisi çok daha yoğun hissedilebiliyor. Günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen durumlarda ise altta yatan daha ciddi bir premenstrüel tablo bulunabileceği için uzman desteği gerekebiliyor.